Göktaşları ile bu kadar çok ortak noktamız olduğu kimin aklına gelirdi?
Peki, her birimizin, atom altı parçacıkların devasa bir topluluğu olduğu gerçeğine ne demeli?
Her bir hücrenizde her saniye yüz milyonlarca molekül zarlara girip çıkıyor. Binlerce gen açılıp kapatılıyor. Milyonlarca ribozom ve organel çalışıyor. Elektrik akımları dolaşıyor. Yüz binlerce, belki de milyonlarca motor dönüyor ve pompalar inip kalkıyor. Tüm bunlar sadece tek bir hücrede oluyor. Siz ise Samanyolu'ndaki yıldızların sayısının yaklaşık yüz katı kadar hücreden oluşuyorsunuz.
Bilimi gizemin, hayranlığın ve saygının başlangıcı olarak adlandıran yazar, bilimin merkezinde, bilişsel önyargılar ile onlara meydan okuma isteğimiz arasındaki karşılıklı etkileşimin yer aldığını anlatıyor.
Dünyamızı anlamanın getirdiği o tatmin duygusunun insanlık tarihi boyunca güçlü bir motivasyon olageldiğini vurguluyor. Aynı motivasyon, bu ağır bilimsel kitabı da okutuyor olsa gerek ki biraz uzun süre alsa da bitirmeyi başararak pek çok bilgi edindiğime eminim.