Turgenyev'in kısa öykü kitabı 6 farklı öyküyü içeriyor.
İlk bölüm olan Yahudi (1846)'de , hikayenin derinleşmediğini düşünüyorum. Şu an güncel durum itibariyle Yahudilere karşı da önyargılı bir okuma yapmış olabilirim ama beni etkilemedi.
Mumu (1852) ise duygusal olarak beni en çok etkileyen hikaye oldu. Kontes'in keyfi otoritesi ve Gerasim gibi birçok kişinin küçücük mutluluklarının bile ellerinden alınması huzursuz ediciydi. Gerasim ve Mumu dostluğuna karşılık Tatyana ile güzel bir kurabilseydi sanki her şey bambaşka olabilirdi. Bence Mumu'nun ölümü aslında Gerasim'in baş kaldırısıydı, dünya ile arasına kalın bir çizgi çekti.
Tropmann'ın İdamı (1876) kitaptaki atmosferin en iyi aktarıldığı öyküydü diyebilirim. Son kısımdaki idama yönelik sorgulama, öyküyü ahlaki ve toplumsal bir sorgulamaya dönüştürüyor.
Aleksey Baba'nın Hikayesi (1883), hurafelerle dolu bir hikayeydi. Dönemi yansıtması itibariyle kıymetli. Denizde Yangın (1883) yaşanmış olaya dayandığı için detaylı tasvirleriyle akıcı ve yalın bir anlatıma sahipti. Son (1883) ise net bir mesajı anlatıyordu bence "Ne oldum demeli, ne olacağım demeli"
Okumayan için çok büyük bir kayıp olacağını düşünmediğim bir kitap ama Turgenyev'in Tolstoy gibi büyük yazarların yolunu açtığını ve sürgünde geçen ömrüne rağmen Rus topraklarının çok iyi yansıtan metinlere imza attığını da vurgulamak isterim.
MumuIvan Turgenyev