·184 syf.····Okunma: 26 Kasım 2025 11:32 Zweig'i çok sevdiğimi zaten hep söylüyorum ama her hikayesini okurken tekrar tekrar yazarlığına hayran kalıyorum. Açıkçası Clarissa benim sürekli ertelediğim kitabıydı. Bu sene okuduğum en etkileyici kitap olduğundan mütevellit, bu konuda kendime çok kızıyorum.
Benim için karakter psikolojisini en iyi yansıtan yazarlardan biriydi Zweig. Bu romanda da her bir karakterin psikolojisini Freudvari önümüze sunuyor. Her karakterin kendine özgü bir derinliğinin olmasına aşık olmanın yanında, hayatına son vermesinden dolayı tamamlayamadığı eser Clarissa. Tamamlamış olsaydı muhtemelen çok başka bir son okuyor olabilirdik. Bu beni üzen bir durum oldu.
1. Dünya Savaşı'nın başlangıcını ve savaş psikolojisini de güzel işlemişti. Zaten Zweig'in pasifizmi savunduğunu biliyoruz. Savaşın acı yönünü bu yüzden kitapta ince işliyor.
Karakter analizlerine değinecek olursam bana çok zıt bir karaktere sahip olduğu için pek ısınamadığım Clarissa'nın değinebileceğim tek noktası korku-kararsızlık-yeterli olma psikolojisine sahip olmasıdır. Zweig'in korkuyu ne kadar ustaca işlediğini zaten aynı isimli hikayesinden biliyoruz. Clarissa'nın çocuğu için yaşadığı kararsızlık korku ve babasına karşı onu hayal kırıklığına uğratmama hisleri çok yoğundu.
Marion benim değinmeyi en çok istediğim karakter çünkü günümüzde bu tip insanlara çok sık rastlıyoruz. Marion bunun dürüst versiyonu. Sevgiye çok muhtaç, yalnızlıktan çok ürken ve bireysel saygıya değil kolektif onaya ihtiyaç duyan zayıf bir karakter. Buna rağmen bence kitapta Zweig'in en iyi işlediği karakterlerin ikincisiydi.
Clarissa'nın babasından Baba diye bahsedeceğim çünkü maalesef adamın ismini unuttum. Baba benim için en iyi işlenen karakterdi. Bana Paris Galler'i anımsattı ne yalan söyleyeyim:) Komediyi bir kenara bırakıyorum çünkü hayatımda bu kadar her şeyi bir kenara bırakan karakter görmemiştim. Acıyı sindirme uğruna kendini işine veren çok usta bir asker Baba. Durmadan çalışıp planlama, düzenleme işlerinde o kadar takıntılı ki bu özelliğini kızına bile geçirmiştir kendisi. Hayattaki ızdırabı susturmak için çalışma ve meşguliyeti kullanması o kadar ustaca yazılmıştı ki kendisine yüzde yüz MBTI testi yapabiliriz.
Leonard kesinlikle hayallerimin erkeği gibiydi. Bana eskiden çocukken TRT'de izlediğimiz Kore dizisi Saraydaki Mücevher karakteri Jung Ho Min'i anımsatan bir karaktere, oldukça hoş ve yumuşak bir mizaca sahip beyefendi. Ayrıca kendisi Zweig'in pasifist tarafını yanıtıyor.
Kitap hakkında söyleyecek çok şey var ama kendimce bu noktalara değinmek istedim. Keşke Zweig daha uzun yaşasaydı da daha fazla eser bıraksaydı.