“Ey basireti kapanmış,dünya işleriyle gözü perdelenmiş, hevây ile,tûl-u emelle ubudiyet ve taatte gaflete dalmış olan bîçâre nefis!
Uyan, gözünü aç!
Hakikati gör,bak!
Başın,neredeyse kabrin duvarına,ağacına ve taşına çarpacak. Bak,bak!
Atılacağın çukur,gözle görülecek kadar yaklaştı.
O zaman uyanmak bir fayda vermez.
Seni Cenab-ı Hak hadsiz nimetlerine nâil etti.
İmanî ve Kur’anî hizmette istihdam ve böylelikle en büyük nimetiyle seni taltif buyurdu.
Bu kadar hadsiz nimetlere karşı,
Rabb’inin huzuruna neyle gidiyorsun?
Feraizi bile ciddiyetle îfâya gayretin yok!
Hâlâ medhe düşkünsün.
En küçük bir kusuru üzerine almak istemezsin.
Her arzun derhal yerine getirilmeli.
Her isteğin haram helal düşünülmeden verilmeli,ölümü unutmalı,hoşa gidecek şeylere aç kurt gibi saldırmaya devam etmelisin!”
”Kimseden sevmek,hürmet,maddi medih beklemiyorum.
Daima hüsn-ü zan ummayı hayır duaya muhtaç bulunduğumu beyan ediyorum.”
”Besler büyütür bil ki bu toprak seni önce
Bir gün yine sen toprağı beslersin ölünce.”
Risale-i Nur Said Nursi tarafından 1925 yılında yazılmaya başlanmış,24 yılda tamamlanmış ilmi bir külliyattır.
Bu eser Said Nursi’nin ilk talelerinden olan Hulusi Yaylagil’in onun yolunda öğrendiği iman kalp yaşam esaslarını yansıtan alıntılarla derlenmiş zengin,hissiyatı derin ilmi bir eser
Kitap Ferit Nazmi Çağlayan tarafından özenle derlenmiş.
İbrahim Hulusi Yahyagil,1895 yılında Elazığ Harput’ta doğmuş 1. Dünya Savaşı’nda,Kafkas ve Çanakkale savaşlarına katılmış ağır yaralanarak gazi olmuştur,yaşadığı sıkıntılar onun rabbiyle olan bağını kuvvetlendirmiştir.
Said Nursi’nin kelamında esas aldığı akıl,kalp ve duygu bütünlüğünü temin ederek iman hakikatlerini anlatmak onun hayat düsturuydu ve bu yolda,esas aldığı bu metodu,hayatı boyunca tüm öğrencilerine aşılamıştır ve bu öğreti zinciri günümüze kadar gelmiştir.Rabbim onlardan razı olsun #inşallah
Bir solukta okunacak çok güzel bir eser.
Tesiri daim olsun inşallah kalbe şifa gibi
Hulisi YahyagilFerit Nazmi Çağlayan