Hayat gürül gürül akan bir ırmak.
İçinde herşeyin muntazam bir akışta olduğu aşikar.
Ama bu muhteşem akışta bizlerin nasıl bir hayat süreceği ise kader ve yanında çabamıza bağlı şüphesiz…
Kader ki
Bizde sözel bezemeleri çıkarılacak olursa hoşa gidecek bir tek kitap yoktur.
Halk günümüz edebiyat dilini anlayacak düzeyde değil.
Hiçbir eser doğal yazılmamıştır.
Riyakâr yüceltmelerin bolluğu, ancak törelerin bozulmasını olanaklı kılar;anlam her zaman biçim uğruna feda edilir.
Üstelik kökleşmiş edebi örnekler ve kurallar bile bulunmuyor.
Konuşma diliyle edebi dil arasında öyle derin bir uçurum var ki, bazen birbirine yabancı, iki ayrı dil gibi görünüyor.
Bu nedenle, bizim halkla bağ kurmamızda edebiyatımızın hiçbir yararı dokunmamıştır” düşüncesini savunuyordu artık.