Puan vermedi·197 syf.····Okunma: 27 Aralık 2025 12:53 İbn Arabi Şeyh-i Ekber lakabıyla tanınıyor. 560 yılında Endülüs’te doğmuştur. Zamansız ve mekansız düşünme biçimi ile dikkatleri üzerine çekmiş. 638 yılında Şam’da vefat etmiş.
Bu kitap İbn Arabi’nin 560 bölümlük eserinin 178.bölümünün çevirisi. Daha önce tasavvuf kitabı okumayanlar için dili başta biraz ağır geliyor. Anlamakta güçlük çekilebilir ancak kelimelerin çevirisine bakıp araştırınca cümleler anlam kazanıyor ve okumak kolaylaşıyor. Daha sonrasında bu kelimeler sık tekrar ettiği için keyifli ve sürükleyici bir kitaba dönüşüyor.
Kitapta sevginin temellerine inilmiş. Allah sevgisi çok farklı bir gözle ele alınmış. Başta saptamalar yanlış gibi geliyor ancak ayetlerle ve hadisi şeriflerle desteklenince Arabi’nin ne kadar derin baktığını ve gördüğünü anlıyorsunuz.
Başımıza gelen musibetlerin bir ceza olduğunu ve bunun müminler için bir temizlenme olduğunu, bir pirenin ısırmasının, bir dikenin batmasının bile bu sebeple olduğundan bahsediyor.
Sevgiyi dört çeşit olarak ele alıyor.
-Allah’ı sadece O’nun için severiz.
-Allah’ı kendimiz için severiz.
-Allah’ı hem O’nun için hem kendimiz için severiz.
-Allah’ı severiz ama bu saydıklarımızın hiçbiri için değildir bu sevgi.
Başka bir yerde Nefsin Allah sevgisini sorguluyor. Ruhani yönüyle nefis Allah’ı yalnızca Allah için sever, tabi yönüyle ise amacına ulaşmak için sever diyor.
Ruhani sevgiyi, sevgiliyi hem onun için hem de kendi nefsi için sevme durumunu bir araya getiren aşk olarak tanımlıyor.
Tabii sevgide aşığın, sevgilisini sadece kendi nefsi için sevdiğini söylüyor.
Sevginin adlarını 4 e ayırmış
El hubb-aşığı hissetmek
El vedd- aşıkta kalmak
El ışk- aşıkta yok olmak
El heva- aşığa nefsen bağlanmak
Aşığın sıfatlarına değinmiş.
Eriyen, harab olan, helak olan, çılgın olan, derin derin iç çeken ve sevda gibi hallerine değinerek kitap son bulmuş.