Gönderi

10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 09:39
Finnegan Uy’anması’nın yanına çok güzel bir eşlikçi oldu: Kadınlar Rüyalar Ejderhalar. Okumayı sevdiğim kadın yazarlar arasında en sevdiklerimden biridir Ursula K. Le Guin. Öykülerini ve romanlarını keyifle okuduğum yazardan ilk kez kurgu dışı bir eser okudum ve olağanüstüydü. Özellikle yazmakla kadın olmanın ilişkisini irdeleyiş biçimine ve her konuda anlatmak istediklerini lafı dolandırmadan örneklerle açıklamasına bayıldım. Üstelik tüm bunları yaptığı sırada, kimseden bir çekincesi olmadığını belli ediyor ve samimiyetini esirgemiyor okurundan. Kitabın çevirisini yapanlardan biri olan Bülent Somay’ın eser hakkında mükemmel bir önsözü var; bu yazıyı okuduktan sonra giriş yaptım esere. Le Guin’in ele aldığı her konuyu, okuru çırılçıplak bırakarak yapması ve o acımasız gerçekleri tek tek yüzümüze vurması nedeniyle kitabı hemen bitirmek imkânsız. Üzerine düşünülecek, not alınacak o kadar şey var ki, günlerce bu yapıtla meşgul olmanın her şeye rağmen bana iyi gelmesine çok sevindim. Yazarın olgunluk çağında kaleme alındığı için tıpkı bir mentor gibiydi kendisi. Bir rehber gibiydi; sıkıcı nasihatler yerine önemli nokta atışlarıyla içimde bir yerlere dokunması ve beni kendim hakkında düşündürmesi çok etkileyiciydi. Rüyalar, çocuk ve gölge, büyümek, kadınlar ve yazarlık, kadın olmak, bilimkurgu ve fantastik eserlerle ilişkimiz gibi birçok konuda görüşlerini sunmuş yazar. Favori konum ise “kadınlık ve kadın yazar” olmaktı. Çocukluğumdan beri kitap okumak hayatımın bir parçası oldu ve yıllar ilerledikçe önemi de artmaya başladı. Uzun zamandır iyi edebiyatın ürünleriyle ruhumu beslediğim için, içimde filizlenen yazarlık hayali ve bu hayalin getirdiği endişelerle yaşıyorum. Özellikle ev hanımı ya da anne olan kadınların yazarlığı hem toplumumuzda hem de edebiyat dünyasında değeri bilinmeyen bir konumda. Ama çağlar boyu dünya insanı modernleşmeye devam ettikçe kadın yazarlık algısı da değişmeye başladı tabii ki, yine de hâlâ eril hâkimiyetle savaşıyoruz; ülkemizde ve dünyada bu süreç henüz istediğimiz bir noktaya gelemedi. İşte, bu konuda Le Guin anlatısı bana ilaç gibi geldi, yan etkileri de vardı tabii. Çünkü yazarın kimseyi rahatlatma gibi bir amacı yok, hatta istediği şey bizi uyarmak ve uyandırmaktı. İnsanlar pışpışlanmayı ve takdir görmeyi sevdiği için bu kitabı okumak herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ama ben iyi ki okumuşum diyorum, çok doğru bir zamanda elimdeydi. Kafa karışıklığımın üstüne tüy dikti fakat düşüncelerimi daha iyi bir şekilde toparlayıp yönetmemi sağladı. Yazarlık tavsiyeleri veren çoğu kitaptan, özellikle kapağında bu tür başlıkları olanlardan, çok daha iyi bir deneme eseriydi. Etkilendiği yazarlar, benim de sevdiğim yazarlar olduğu için heyecanla okudum o kısımları: Tolkien, Virginia Woolf, Dickens ve birkaç yazar daha. Edebiyattan felsefeye atlıyor bazı yerlerde. Ve ne anlatırsa anlatsın, bir şeye körü körüne bağlılık duymadan, o şeyi her anlamda ele alıp eleştirmesi de Le Guin’in mükemmel bir yazar olduğunu göstermeye yeter sanırım. İncelememi paylaştığım platform: instagram.com/p/DSxcMGjCGdn/?...
Kadınlar Rüyalar EjderhalarUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20221,271 okunma
·
225 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.