𝗞𝗔𝗥𝗔 𝗦𝗜̇𝗦
Herkese Merhabalar...
Sizlere harika bir kitap ile geldim.
Gerçekten okuduktan sonra ben bu güzel ve kaliteli kalem ile neden daha önce tanışmadım dedim.
Keşke bazı yazarlar daha fazla görünse keşke biz daha önce neden tanımadık demesek.
Yıl biterken böylesine kaliteli bir kalem ile tanıştığım için mutluyum.
İyi ki tanıdım iyi ki okudum.
Anlatım su gibi okuyor, konu zaten içine çekiyor ve sayfalar ilgi ile okunup hızla çevriliyor.
Vee tabi ki kapak tasarımı ne acaba derken yine bizi bizden alıyor.
Kitabı anlatan en yerinde detaylandırma seçilmiş bayıldım.
Birbirlerine hikayelerini anlatarak ayakta kalmaya ve suçlarıyla yüzleşmeye çalışan mahkûmların; her yıl köyü bir sisin sardığı Taşkale Cezaevi'nde sabırla örülen bir inadın romanı...
Barana ile tanışın...
28 Ekim 1998 de ellerinde eski tip zincirli kelepçe ile C-6 koğuşuna geliyor...
Öylesine alalade şekilde de değil gardiyanlar tarafından sebebi anlaşılmaz bir nefret ile getirilip atılıyor ve Barana hiç tepki vermiyor.
Üstelik neden o hale geldiğini de bilinmiyor ve müebbet cezası ile yatacağını öğreniyorlar.
Hikayemizi anlatan bir emekli öğretmen tabi Barana yok tek kogusta hepsini tanıyor hepsinin hikayesini de öğreniyoruz.
Orada yaşayan herkes hikayesini anlatırdı ama Barana'nın hikâyesi bilinmiyordu.
O da kendine geldiği zaman muhakkak anlatacaktı zira Taşkale'nin kuralıydı hikayeni unutmak için anlatmak...
Anlatıyorlar ama içlerinde müebbet almış Barana'nın hikâyesi bambaşkaydı yüreğe dokunan...
Barana'nın ve koğuşta olanların hikâyesi kitapta sizleri bekliyor...
İnsanın hikâyesi ne kadar basitce hayatı da o denli kolaylaşırdı belki de.
Çünkü bazı insanlar birbirlerini acılarından tanırdı ve yara sarmasını ancak canı yananlar bilirdi.
İnsan başkalarının derdini çabuk unuturdu.