Kırmızı Pazartesi’yi okurken beni en çok rahatsız eden şey cinayet değildi.
Herkesin olacakları bilmesine rağmen, kimsenin gerçekten durdurmaya çalışmamasıydı.
Bu durum bana günümüzü çok hatırlattı.
Cinayetlerin, şiddetin bu kadar kolay işlendiği;
toplumun ise çoğu zaman izlemekle yetindiği bir dönemde yaşıyoruz.
Bu kitap ister istemez insanın aklına şu soruyu getiriyor:
Biz de bazen bu sessiz kalabalığın bir parçası mıyız?
Roman ilerledikçe anlaşılıyor ki burada suç tek bir kişiye ait değil.
“Biri mutlaka engeller” diye düşünen,
“Beni ilgilendirmez” diyen,
“Zaten olmuş” sanan herkesin payı var.
Kitap bittiğinde şunu düşündüm:
Asıl yargılanan şey bir cinayet değil,
topluma benzememek ve suskunluktu.
Kısa ama etkisi uzun süren,
insanı kendisiyle yüzleştiren bir kitap.
Gabriel Garcia MarquezKırmızı Pazartesimert.okur