Bir bekleyişin anatomisi...
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 159. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 22:03
​"Zaman o kadar hızlı geçiyordu ki, kalp bunu kavrayamıyordu." Ana karakter Giovanni Drogo, sınırda yer alan Bastiani Kalesi’ne sadece birkaç aylığına gittiğini sanırken, ömrünün tamamını orada tüketir. Buzzati, zamanın kum taneleri gibi parmaklarımızın arasından nasıl sessizce kayıp gittiğini muazzam bir ustalıkla anlatmış. Hepimiz, "bir gün" hayatımızın gerçek anlamını bulacağımızı, büyük bir fırsatın kapımızı çalacağını düşünürüz ya. Drogo için bu fırsat, Tatarların saldırısıdır; bizim içinse terfi, aşk veya büyük bir başarı olabilir. Drogo başlarda kaleden gitmek ister ancak zamanla kalenin monotonluğu, disiplini ve o güvenli durağanlığı onu hapseder. Birçoğumuz da öyle değil miyiz? İnsan bazen mutsuz olduğu bir yere, sırf orası tanıdık olduğu için kök salar, yanılıyor muyum Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle benim gibi ileri yaştaki okurlar için. Neden mi? Eğer Kafka’nın o tekinsiz bürokratik dünyasını veya Beckett’ın Godot’yu Beklerken oyunundaki o bitmek bilmeyen bekleyişi seviyorsanız, Tatar Çölü'nü de çok seveceksiniz. Kitap size şunu soracak; "Hayatınız, gerçekten gerçekleşmesini beklediğiniz o büyük olaydan mı ibaret, yoksa beklerken tükettiğiniz o sessiz günler mi sizin asıl hayatınız?"
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.