Geleceğin Haritası
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 22:48
Çocukluk hiç bitmez.. Yaşımız ilerler, saçımıza aklar düşer ama o hep oradadır. Kalbimiz kırıldığında, kendimizi kimsesiz hissettiğimizde döndüğümüz yer yine orasıdır; çocukluğumuz. Çocukluğumuzu anlamadan, bugünümüzü doğru yorumlamamız pek de mümkün değildir. Yaşadığımız her şeyin bir etki gücü vardır. Geçmişe dönüp bakarken sadece büyük travmalar aramamız doğru olmaz çünkü sıradan gibi görünen küçük anların da zihnimizde nasıl izler bıraktığını anlamaya çalışırız. Bu, varılacak yer değil de daha çok yolda olma hali gibidir ve farkındalık sürecidir. Bu süreçte kabulün gelebilmesi için önce anlamak gerekir. Mesele, dünün bugüne etkilerini, bugünkü hayatımıza yansımalarını anlamaktır. Günlük yaşam tetiklenmelerinin algoritmasını okuyabilmektir. Bir durum, bir kişi, bir davranış bizi normalden daha fazla zorluyorsa, muhtemelen geçmişte yaşadığımız hisleri hatırlatıyordur bize ve zihnimiz bağlantıyı çoktan kurmuştur. Böyle durumlarda yalnız kalmak, kendine dönmek, iç dünyaya bakmak; zaaflarımızı fark etmeyi, zorlandığımız anları, acıyan yerlerimizi, tetiklendiğimiz noktaları görmeyi sağlar. Bunlarla karşılaşmak, yüzleşmekten kaçınmamak insanı duygusal anlamda olgunlaştırır. İçe bakış hayata yerleşmeyi, duygusal olgunluğu, nasıl yaşayacağımızı, kendimizi ve diğerlerini nasıl gözeteceğimizi anlamamızı, doğru referans noktalarını bulmamızı sağlar çünkü duygularımızı yönetme biçimimiz, problem çözme tarzımız, geçmişten getirdiğimiz duygusal miraslarımızdır. Duygularını düzenlemek, hazzı ertelemek, doğru zamanlarda doğru kelimeleri bulmak, sabretmek, koşulları ve zamanı gözetmek, hayır kelimesine tahammül etmek de duygusal olgunlukla ilişkilidir. Zor durumlarla, karmaşık duygularla baş etmemizi sağlayacak sosyal, duygusal becerilerimiz ise zaman içinde gelişir. Yaşadığımız zorlanmaların bir kısmının duygularımızı yönetmekle ilgili olduğunu, bunu şimdiye kadar tam anlamıyla öğrenememiş olabileceğimizi kabul etmek ve kendimizi duygusal olarak yatıştıracak yollar bulmak iyi bir başlangıç olabilir. Kendimize karşı esnek, şefkatli olmayı ihmal etmeden öğrenme sürecinde olduğumuzu fark ederek ilerlemeliyiz ve zor duygularla karşılaştığımızda çaresizliğimizi gülerek kabul etmenin de bir baş etme yolu olduğunu unutmadan hareket etmek en doğrusu olur. Bir Aile Meselesi duygusal, kırılgan ve zor duyguları hisseden tarafımızla bağlantı kurmamızı sağlayan çok beğendiğim bir eser oldu. Kitabı okumaya başlamadan önce youtube videolarıyla tanıştığım Zeynep Cihangir Çankaya ve Serdar Çankaya nın ilk hayran olduğum özellikleri birbirlerine olan saygıları, sevgileri, birbirlerini incitmemek için sarf ettikleri çabaları ve hassasiyetleri oldu desem yanılmam sanırım. Youtube videolarının yayınlanmasının ardından ilk bölümünden itibaren sıkı takipçisiyim ve ilişki nasıl yaşanmalı, nasıl aktarılmalı, nasıl hissettirmeli sorularının cevabını bulabildiğim annem ve babamdan sonraki tek çift oldu benim için. Sağlıklı bir ebeveynin evladına nasıl bir yaklaşımının olması gerektiğini de son derece güzel izah etmişler. Bana nasip olmadı anne olmak.. Ama her annenin ve anne adayının mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Aslında geçmişin duygusal mirası geleceğin haritasını oluşturur ve iyi haberimiz şudur ki bu harita değişebilir. Yeni, olumlu yaşantılar ile iyileştirici duygusal deneyimlerle kendimize yeni haritalar çizebilmeyi deneyimlemek dileğimle..
Edebiyat
Bir Aile MeselesiZeynep Cihangir Çankaya · Doğan Kitap · 2025879 okunma
·
1.731 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okumaktan haz aldığım güzel bir inceleme satırlar içten ve samimi Yüreğinize sağlık, kaleminiz daim olsun. Iyi seneler diliyorum.
Büşra Küsken
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim; yazımdan aktarılan duyguları hisseden kalpler sağolsun, iyi niyetler daim olsun, iyi seneler..