Puan vermedi·123 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Aralık 2025 18:16 Phaidon, Sokrates’in idamından önce, dostları ile aralarında geçen diyalogları barındırıyor. Bu eseri okurken Sokrates’in yanında yaşam ile ilgili bir sorgulama yapıyormuş hissiyatına kapıldım. Bu eser, Sokrates’in idam edilmeden önceki tüm duygu ve düşüncelerini sorgulamalarına şahit olmayı sağlıyor. Bir insanın ölmeden önce en azından inandığı şeyleri ya da bazı konuları son kez sorgulamaya çalıştığı anlara tanıklık etmek ilginç bir deneyim.
Simmias, Phaidon ve diğer Sokrates dostları, Sokrates’in duygu ve düşüncelerine katılıyor; diyalogları ile beraber son kez de olsa birbirleriyle vakit geçiriyorlar. Baldıran zehri gelmeden önce o diyalogların içerisinde bulunmak, bu eserin özünü anlamayı gayet keyifli kılıyor ve Sokrates’in tüm yaşamının bakış açılarını, bir açıdan da olsa görebilmek iyi hissettiriyor.
Hades kavramı; öldükten sonra ruhların bedenden çıkıp nerelerde yaşayacakları, ruh ölümsüz müdür, ölümsüz ise nereye gidecektir, ırmaklar, yeraltı kaynakları, Hades’in bulunduğu konum ve sorgulanması gereken diğer ilginç konuları barındırıyor. Kitabın ortalarından itibaren Hades kavramı ve ruhun ölümsüzlüğü ortaya çıkıyor. Başlarda yine erdem ile ilgili konuşmalara ve diyaloglara şahit oldum; ancak ortasından itibaren artık ölümün yaklaştığı anlara odaklanılmışken ruhun ölümsüzlüğü konusu öne çıkıyor ve dostları ile beraber tüm diyalogları akıcı bir şekilde konuşuyorlar.
Bizzat sanki oradaymışız gibi, baldıran zehrini içmeden önce onlara şahit olduk. Tarihin en bilge adamının ölümünü bu kitapta okumak ve kitap bittiğinde bunu algılamak...