·128 syf.····Okunma: 29 Aralık 2025 18:33 Bu roman bende öfke değil, derin bir hüzün bıraktı. Çünkü Ağrı Dağı Efsanesi kavga edenlerin değil, susarak kaybedenlerin hikâyesi. Ahmet’in gidişi bir vazgeçiş değil; sevdiği hâlde bu sevgiyle yaşayamayacağını bilmenin ağırlığı. Gülbahar ise seçemeyenlerin, bedeli başkaları tarafından belirlenenlerin sembolü. Onun yaşadıkları bir yanlış değil, bir mecburiyet.
Yaşar Kemal bu romanda aşkı yüceltmiyor; aksine aşkın, törenin ve gücün arasında nasıl ezildiğini gösteriyor. En acı olan da şu: Kimse tam anlamıyla suçlu değil ama herkes biraz mağlup. Dağ yerinde duruyor, düzen işlemeye devam ediyor ve biz okur olarak şunu hissediyoruz: “Böyle olmamalıydı ama oldu.”
Bu yüzden bu romanı bitirdiğimde içimde kalan şey bir boşluk oldu. Kavuşamamanın değil, yaşanamamış bir ihtimalin hüznü.