Gönderi

Arada derede kaldığım bir kitap oldu...
6/10
·454 syf.··
2025 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 08:37
Uzun zamandır diyorum ya hep, gerçekten, uzun zamandır, hem wattpadde okumak istediğim, hem de basılı haliyle okumak istediğim bir kurguydu. Bu kurguda en çok yazar bekar baba trope'unu nasıl işler diye merak ediyordum. Çünkü bekar baba trope'lu bir kaç yabancı kitap okusam da, türk bir yazardan okumamıştım. Yani kısacası, bir az büyük beklentim vardı. Ve bu beklentimi karşılayan bir kitap oldu mu derseniz...Hayır...Peki bir az hayal kırıklığı oldu mu...Evet... Belki de, sıfır beklentiyle başlasaydım, beğenebilirdim, ama yine de kurgunun gidişatında olaylar geçmiyordu, beni kurguya bağlayamıyordu, içselleştirmeyime, sevmeyime yardımcı olmuyordy, her bölümde yanlış arıyordum, bazı sayfalar sıkıcıydı, halbuki zaten kitap 14 bölüm, 454 sayfa. Akıcı da gelmiyordu, bu kitapla ilgili söylediğim bir çok şeyde içimden "Ama burası da böyle mi yani..." diye-diye devam edip bitirdim. Kitaba akıcılık konusunda 5 üzerinde 2,5 veririm ve 2,5 vermemin de sebebi dialoglar ve ana karakterlerin gıcık ya da rahatsız etmemeleri. Sidem ve Sarp Luca'ya red flag'lik haraketleri var, ya da beni rahatsız ettiler diyemem, ama kitaba, karakterlere o kadar bağlanamadım ki, ne desem, bilemiyorum. Böyle trope'lu, ya da okumaya yeni başlayan okurlara hitab edecek güzel karakterli 1.kitap. Ama bana hitab edemedi. Bir çok konuda yetersiz geldi. Evet, Sidem güçlü, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, ataerkil bir aileden uzaklaşmaya çalışan, merhametli genç bir kadın olarak güzel. Sarp Luca kadınlara nasıl davranılması gerektiğini bilen, sevdiği, hoşlandığı kadına özel küçük haylazlıklar, çapkın bakışlar yapmayı seven, yakışıklı bekar, çok iyi bir baba. Sarp Lucada sevemediğim şey bildiği bir şeyi önce Sideme anlatıp onla birlikte haraket etmek varken olayın gidişatında Sidemin üzüldüğü ana kadar kızı peşinden sürüklüyor, Sidem üzüldüğünde ya da "biz olamayız" gibi cümleler kurduğunda pişman olup açıklıyordu, bence, gereksizdi. En sade şeyi söylebilirim ki, Alp her kesin komik ve şebeklik yapan o arkadaşı gibi yazılmış ve ayrıca, ona özel, onu neden Alp gibi sevmeliyiz, onu nasıl içselleştirmeliyiz gibi detaylar yok. Bu özellikler sektörde olan kurguları baz alırsak, zaten tipik, olası, her kurguda karşılaşabileceğimiz özellikler. Kısacası, karakterlerde kendilerine has bir şey bulamadım, varsa bile, ben keşfedemedim. Kitapta en sevdiğim detay küçük Bella ve onun çokbilmiş büyümüş de küçülmüş edalarıyla babasıyla, arkadaşı gibi gördüyü Sidemle, Sidemin ailesiyle olan konuşmaları oldu. İkinci sevdiğim detay Sidemin babannesi oldu, doğurduğu oğlunun da nasıl bir baba ve eş olduğunu görüp ona uygun davranmayı çok iyi biliyor ve komik de kadındı. Üçüncü sevdiyim detay Sidemle Sarp Lucanın birbirleriyle rahat olmaları, mizah anlayışları, Sidemin "yaşlı kocam", "ben gencim, sen kendine bak", "eğer bunu yapmazzan, ssni boşayacağım", "ssni boşayacağım" gibi cümleleri. Sarp Lucanın annesi Lerzan hanımın da mükemmel bir anne olup oğlunun kararlarına saygı durmasına, yanında olduğunu hissettirmesine, Sideme her olayda oğlunun yanında olduğu için teşekkür etmesine ve mizahına çok saygı duydum. Kitapta anlayamadığım, ya da sevememdeki büyük etkenlerden Sidemin abisi Samet. Çünkü çok yetersiz yazılmış, zaten sevemedim de. Hep bir şeyler saklıyor, manipulatif, yaptığı şeyleri başkalarının üzerine yıkıyor ve sonrasında olaylar gün yüzüne çıktığında açıkladığı sebepler geçerli sebepler olmuyor ve geçmişte olan olaylar da wow kötü, açıklanmayacak, insanı bu kadar yalan üstüne yalan konuşmaya iten, yanlış üstüne yanlış yaptıracak türden olaylar değil. Öyle ahım şahım olaylar beklemeyin. Zaten temelde kitapta sevemediğim detaylar bunlar. Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, ya yazar bunları sonraki kitaplarda açıklayacak, ya da malesef kurgunun işleyişinde, gidişatında yetersiz, mantık hatası olan çok şey var. Sonraki kitaplarda açıklanacaksa bile, mantık çerçivesine oturtulup baya iyi işlenmeli ki, okurlarda sorular kalmasın. Sidemin babası Halis bey de o kadar ataerkil kokuyordu ki, Sideme, ablası Gözdeye, karısına, hatta Samete yaptığı şeyleri eleştirmeye değmez. Halis beyi sadece bir cümle açıklıyor: Ataerkil kokuyor. Kısacası, anlaşmalı evlilik, bekar baba trope'larını seviyorsanız, çok da büyük beklentiye girmeden başlayabilirsiniz. Kitap benim için 10 üzerinden 6,5, ama 7 deyil, o yüzden 6/10.
2025 Okuma Raporları
Zamanın Gölgesi IEylül B. Yılmaz · Pukka Yayınları · 2025270 okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.