7/10
·192 syf.··
2025 10. kitabı
Kitabı gerçekten sevdim. Çünkü o dönemin ruhu- 68 olayları, siyasi çalkantılar, insanların yalnızca okudukları ya da yazdıkları için suçlanması — sayfalardan taşarak bana ulaştı.Yazmanın nasıl özel, nasıl tehlikeli ama aynı zamanda nasıl dönüştürücü bir eylem olduğunu yeniden hatırlattı.Kitapta en çok Leyla'nın bekleyişi dokundu içime.Belki biraz fazla empati yaptım; çünkü onun o sessiz, yönsüz, ama inatla sürdürülen umudunda kendime dair bir şeyler buldum. Ne beklediğini tam olarak bilmeden beklemek... İşte bunun adı bazen aşk, bazen sadakat, bazen de insanın kendi kalbine tutunma biçimi oluyor. Leyla'nın hislerinin ağırlığı beni epeyce sarstı; ama yine de hikâyenin kritik bir noktasını söylemek istemiyorum, çünkü o bekleyişin nereye varacağını okuyanın kendisi keşfetmeli.Naçizane bir eleştiri yapmam gerekirse kitap belli bir sayfaya kadar dizi gibi akıp giden, ritmini hiç kaybetmeyen bir tempoya sahipti. Fakat bir yerden sonra sanki aceleyle toparlanmış, hemen bitmesi gerekmiş gibi bir duygu bıraktı bende.Sayfalar azalırken finalin yaklaştığını biliyordum ama yine de o keskin geçişe hazır değildim. Hikâyenin nefesi, son bölümlerde biraz hızlı kesilmiş gibiydi. Keşke o akış, o anlatımın dingin ve derin ritmi sonuna kadar aynı güçle devam edebilseydi. Yine de bütün bu hislere rağmen, kitabın bıraktığı atmosfer ve özellikle Leyla'nın, Selim'in iç sesi belirli bir süre aklımdan çıkmayacak gibi duruyor. Bazen sevda, gerçekten de kuşun kanadında taşınır: Uçar, düşer, yeniden kalkar, ama bir türlü yurdundan vazgeçmez.Belki yola gecikenler olur, belki haber gelmez, belki umut incelir. Ama insan kalbinin yönünü kaybetmemek için yine gökyüzüne bakar. Çünkü bazı bekleyişler bir ömrün yükü değil bir ömrün kanatlarıdır…. Bekle Beni Zülfü Livaneli
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.