Gönderi

10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
Çalıkuşu’nu kapattığımda elimde bir hikâye değil, uzun süre unutamayacağım bir insan kalmış gibiydi. Feride hem kolay sevilesi hem de kolay anlaşılamayan biri; çocuksu halleriyle yüzünüzü güldürürken gururu ve suskunluğuyle içinizi sızlatıyor. Onu güçlü kılan şey başına gelenler değil, o olaylara rağmen kendinden ödün vermemesi. Yatılı okulda büyümesi, sevgiyle mesafe arasındaki ince çizgiyi erken yaşta öğrenmesine yol açmış. Her yeni tanışta bir miktar sevgi, ama kolay güvenmeme hali var; sanki etrafına görünmez bir duvar örmüş. Anadolu’da öğretmenlik yaptığı yıllarda karşılaştığı insanlar, şehirler ve dedikodular onun hem mesleğine hem de hayata bakışını derinden etkiliyor. Feride’nin yalnızlığı hiçbir zaman romantize edilmiyor, çoğu zaman ağır, yıpratıcı ve sessiz bir yalnızlık bu. Romanın yüzeyinde bir aşk hikâyesi olsa da asıl konu bence bir kadının kırılmalarla olgunlaşması. Kamran’la yaşananlar önemli bir dönemeç, ama gerçek sınavı Anadolu’da, yalnızlık, iftira ve haksızlık içinde veriyor. Bu açıdan Çalıkuşu, bireysel bir trajediden öte, dönemin kadınlarına çizilen dar çerçevenin örtük eleştirisi. Feride bazen aşırı gururlu, bazen inatçı; yer yer kendine zarar verecek kadar sert davranıyor. İşte bu kusurlar onu yapaylıktan uzak, inanılır kılıyor. Reşat Nuri’nin dili süslü değil; sade ve yer yer çıplak. Buna rağmen duyguyu okura geçiriyor; günlük formatı da Feride’nin iç dünyasına yakınlaşmamızı sağlıyor. Çağdaş okur için bile güncelliğini kaybetmeyen bir roman Çalıkuşu. Çünkü Feride’nin hissettiği yalnızlık, anlaşılmama ve dimdik durma çabası bugünün dünyasında da tanıdık. Kitabı kapattığımda ona acımak yerine saygı duydum. Bazı karakterler uzun süre yanınızda kalır... Feride onlardan biri. Onun en derin yalnızlığı, birisine tutunamamış olması değildi; her şeye rağmen ayakta durmayı öğrenmiş olmasıydı.
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.