·164 syf.····Okunma: 31 Aralık 2025 03:40 Bu kitap Murakami’nin ilk kitabı. Bu ilklik, yer yer hissediliyor; metin bazen dağınık, bazen eksik duruyor. Ama yine de ileride karşımıza çıkacak o muhteşem sadeliğe ve kendine has anlatıma göz kırptığını görmek mümkün.
Rüzgârın Şarkısını Dinle’yi okurken yalnızlığı, boşluğu, gençliğin verdiği o toyluğu, anlamsızlığı ve sakinliği; yeri geldiğinde de hüznü iliklerime kadar hissettim. Kitap bana bir şey anlatmaktan çok bir hâlin içine çekti; sessiz ama yoğun bir hâlin.
Anlatıcı, Murakami kitaplarında görmeye alıştığımız anlatıcı tiplerinden biriydi. Buna rağmen onunla aramda ayrı bir bağ oluştu ve bu bağı kitabın başından sonuna kadar hissettim. Hayata bakış açısı, Murakami’nin çoğu kitabında olduğu gibi beklentisizdi. Murakami’nin çoğu kitabında bu hissi vermesini seviyorum.
Murakami’nin karakterleri genelde nötr, sade ve düz bir yaşam sürer; farklı olma çabaları yoktur. Rüzgârın Şarkısını Dinle’deki anlatıcı da böyleydi. O dingin yaşamı okurken ben de hissettim; sanki olayları değil, duyguları izledim.
Kitap bittiğinde bende kalan his iyi bir histi. Net bir olaydan çok, içimde kalan bir duygu vardı. Sanırım bu kitap tam olarak da bunu amaçlıyor.