Kitabın adı İstanbul Bir Masaldı yerine Kayıp Zamanın Dizinde(!) olsaydı daha gerçekçi olurdu. Ayrıntılara boğdu bizi İstanbullu Proust.. kendimi çoğu zaman ÖSS'ye hazırlanırken çözdüğüm paragraf sorularının içinde buldum. Paragrafın başı neydi, ortasındaki özlü söz ne anlatmak istedi? Derken paragraf bitiminde gözlerim şıkları aradı desem yeridir. Bazı cümleler çok uzun kim kimdi, neciydi ne yaptı dur şu söz güzel alıntılayım derken akış kaçtı, tema gitti, kitap ise bir ayda anca bitti. Mario Levi'nin dilini seviyorum fakat konuyu anlatmak yerine eseri söz sanatlarına, aforizmalara boğmasından nefret ediyorum.. İstanbul Bir Masaldı