·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Temmuz 2025 06:55 Neil Gaiman'ın 5 yaşındaki kızı için yazsa da yetişkinlere de hitap eden bir derinliğe sahip karanlık bir peri masalı olan bu kitap, Chesterton'ın şu alıntısıyla başlar: "Peri masalları gerçeklerden ötededir: bize ejderhaların var olduklarını anlattıkları için değil, ejderhaların bile yenilebileceğini gösterdikleri için..."
Coraline, cesur ve meraklı bir kızdır. Yeni taşındıkları eski evin her köşesini keşfetmeye bayılır. Annesiyle babasının ilgisizliğinden bunalırken, onların tek düze ve rutinlerle örülü hayatının içinde, her gününü yeni bir heyecana dönüştürür Coraline. İlginç komşuları, uzun otlarla kaplı bakımsız bahçe... Yağmur yağdığı bir gün dışarı çıkmak içi izin alamaz ve evi gezerken, misafir odasının uzak köşesindeki büyük, işlemeli, kahverengi tahta kapıyı görür. Annesine bu kapının nereye açıldığını sorar. Ne var ki kapının ardında örme duvar dışında hiçbir şey yoktur. Kapı hiçbir yere açılmıyordur.
Yoksa... Kendini mi açmıyordur?
Annesi, o kapıyı gösterdikten sonra gizemli olaylar yaşamaya başlar küçük kız. Üst komşuları olan yaşlı adam, farelerin Coraline'in adını mırıldanıp kapıdan geçmemesi mesajını ilettikleri söyler. Çay falına bakıp tehlike gördüğünü söyleyen alt komşusu yaşlı kadınlar ise ona ortası delik bir taş verir.
Nihayet bir gün kapıyı açar Coraline. Bu sefer karşısına duvar yerine uzun, karanlık bir koridor çıkar. Öteki tarafta kendi evinin bir tıpkısı vardır. Annesine benzeyen fakat gözleri düğme şeklinde olan bir kadın yani Öteki Anne, bu evi çekip çevirmektedir. Bu diğer dünya adeta Coraline'i mutlu etmek için vardır. Üst katta fareler dans eder, alt kattaki yaşlı teyzeler tiyatro gösterisi sergiler. Her şey daha renklidir. Öteki Anne ve Baba, gerçek anne ve babasından çok daha ilgilidir.
Oysaki bu dünyanın renkli görünümünün ardında gölgeler vardır ve çok geçmeden Öteki Anne'nin Coraline'i bencil bir sevgiyle kendi dünyasında alıkoyma niyeti ortaya çıkar. Burası baştan çıkarıcı bir mükemmellik illüzyonuna sahip olsa da, aslında özgür iradeyi ve bireyselliği tehdit eden yozlaşmış bir taklittir.
Coraline'e sonsuza dek orada kalma teklifi yapar. Buna karşılık olarak istediği her şeyi verecektir. Küçük çocuk ise her şeye rağmen gerçek dünyasını seçtiğinde içinde bulunduğu kopya dünyanın sırlarını anlamaya başlar. Öteki Anne'nin ruhlarını çaldığı çocuklarla tanışır.
Esasen biçimsiz ve kötücül bir yaratıktır Öteki Anne. Çocukların ruhlarını çalarak beslenmektedir. Yeni bir şey yaratmayı beceremez. Ancak gerçekte var olan şeyleri eğip bükerek kopyalayabilir. Tıpkı Tolkien'ın meşhur sözündeki gibi: "Kötülük yeni bir şey yaratamaz, sadece iyi güçlerin icat ettiğini veya yarattığını bozabilir ve yok edebilir."
Coraline, Öteki Anne ile bir anlaşmaya varır. Kendisinden önce kaçırılan çocukların ruhları ile kaçırdığı gerçek anne ve babasını arar. Kara kedinin de yardımıyla yaratığın son hilesini atlatıp nihayet kendi dünyasına kavuşur.
Gaiman’ın masalı, okurunu hem huzursuz eder hem de güçlendirir. Karanlık köşelerin ardında saklananların ne olduğunu bilmesek de, cesaret ve kararlılıkla ilerlediğimizde o karanlığı yarıp geçebileceğimizi hatırlatır. Hem büyüleyici hem de tedirgin edici atmosferiyle çocuk edebiyatının sınırlarını aşan, yetişkin okurda da güçlü bir etki bırakan bir eser.