Neil Gaiman'ın 5 yaşındaki kızı için yazsa da yetişkinlere de hitap eden bir derinliğe sahip karanlık bir peri masalı olan bu kitap, Chesterton'ın şu alıntısıyla başlar: "Peri masalları gerçeklerden ötededir: bize ejderhaların var olduklarını anlattıkları için değil, ejderhaların bile yenilebileceğini gösterdikleri için..."
Coraline, cesur ve meraklı bir kızdır. Yeni taşındıkları eski evin her köşesini keşfetmeye bayılır. Annesiyle babasının ilgisizliğinden bunalırken, onların tek düze ve rutinlerle örülü hayatının içinde, her gününü yeni bir heyecana dönüştürür Coraline. İlginç komşuları, uzun otlarla kaplı bakımsız bahçe... Yağmur yağdığı bir gün dışarı çıkmak içi izin alamaz ve evi gezerken, misafir odasının uzak köşesindeki büyük, işlemeli, kahverengi tahta kapıyı görür. Annesine bu kapının nereye açıldığını sorar. Ne var ki kapının ardında örme duvar dışında hiçbir şey yoktur. Kapı hiçbir yere açılmıyordur.
Yoksa... Kendini mi açmıyordur?
Annesi, o kapıyı gösterdikten sonra gizemli olaylar yaşamaya başlar küçük kız. Üst komşuları olan yaşlı adam, farelerin Coraline'in adını mırıldanıp kapıdan geçmemesi mesajını ilettikleri söyler. Çay falına bakıp tehlike gördüğünü söyleyen alt komşusu yaşlı kadınlar ise ona ortası delik bir taş verir.
Nihayet bir gün kapıyı açar Coraline. Bu sefer karşısına duvar yerine uzun, karanlık bir koridor çıkar. Öteki tarafta kendi evinin bir tıpkısı vardır. Annesine benzeyen fakat gözleri düğme şeklinde olan bir kadın yani Öteki Anne, bu evi çekip çevirmektedir. Bu diğer dünya adeta Coraline'i mutlu etmek için vardır. Üst katta fareler dans eder, alt kattaki yaşlı teyzeler tiyatro gösterisi sergiler. Her şey daha renklidir. Öteki Anne ve Baba, gerçek anne ve babasından çok daha ilgilidir.
Oysaki bu dünyanın renkli görünümünün