·344 syf.····Okunma: 31 Aralık 2025 20:13 Kitabı gerçekten çok boş olduğum bir vakitte okudum. Betimlemelerin fazla olması belki de bu yüzden beni sıkmadı. Akış güzeldi, anlam kargaşası hiç yaşamadım. Çeviri de çok iyiydi bu arada. Madam Bovary’in hissettikleri, okuyucuya güzel aksettirilmiş. Detaya gelirsek;
SPOİLER İÇERİR!
Madam Bovary..
Kalbinin en ücra köşesinde gerçek aşkı arayan, gerçek aşkı ihtiras ile karıştıran zavallı Emma..
Gerçekten sevdi mi, gerçek aşkı bir kez olsun yüreğinin derinlerinde hissetti mi; bana kalırsa hayır. Bence ne Radolphe’a ne de Leon’a karşı gerçek bir sevgi bağı hissetmedi, sadece evli olup ihanet etmenin heyecanını ‘aşk’ ile karıştırdı. Zaten diğer iki çapsız hakkında yorum yok… Kadının cenazesine yalandan bile olsa gelmediler.
Charles’in bu kadar saf şekilde sevmesi beni oldukça kızdırdı, bu kadar koşulsuz güvenmenin neticesi de bu olmalıydı. Karma da bir bakıma işlemiş, kendisi de ilk eşi Mme Dubucı’ya ihanet etmişti :)
Kitapta Eczacı Homais ile Peder Bournisien’in yer yer didişmeleri beni çok eğlendirdi.. Birisi bildiğini sandığı bilimle, diğeri dinle insanları güzel uyutuyor; en nihayetinde bence ikisinin de insanlar umrunda değil. Ne kadar didişseler de burdan ikili güzel bir ekip çıkabilirdi :)
Beni en çok üzen minik Berthe oldu. Canım.. Anne sevgisi görmediği yetmezmiş gibi, üstüne bir de fakir oldu. Bir annenin bencil arzusu uğruna sadece kendi hayatını mahvetmediğini, ölümüyle bile kendisinden sonraki diğer kişileri kurtaramadığını görüyoruz.
Ve bana kalırsa aşk;
Her zaman ulaşılamadığında daha kıymetli. Emma’nın karşısına dünyanın en iyi, en tutkulu, en kendine bağlı erkeği de çıksaydı; gerçek aşkı tadamayacaktı..
Keyifli okumalar dilerim..