Madam Bovary

Gustave Flaubert
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
Ve huzurlarınızda edebiyatın kural tanımayan hatunlarından biri daha Madam Bovary.Kendileri gözü hep yüksekte olan ,hayatı okuduğu romanlar kıvamında arayan hırslı ,lüks düşkünü biridir.Bu karakterde bir kadın ,sıradan ve elinde olanlarla yetinen bir doktorla evlenirse ..Hayat Madama için arsenik tadında olur. Kitap nam-ı diğer yabancı Aşk-ı Memnu olarakta biliniyor.Ben Bihter'e hakaret sayarım zira bizim Bihterimiz tek aşkla yetinen gözü tok bir hatundur. Artık siz düşünün Madamanın aşk defterini. Hayatın tek düzen gitmesinin güzelliği ,hayat elden gidince anlaşılıyor. Notlar Bu kitaptan sonra 'bovarizm' akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almıştır. Romantizmin idealist yaklaşımına bir tepki olarak ortaya çıkan roman, realizm akımının ilk ve en önemli örneklerindendir. Avrupa klasikleri kesinlikle dil ve akıcılık konusunda birbirleriyle yarışır güzellik ve sadelikte.Ben beğenerek okudum.
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
7/10
·344 syf.·
2020 4. kitabı
Emma Bovary’nin hayatını anlamlandıracak aşkı aramak uğruna kendinden vazgeçişinin hikayesi… Emma gençlik yıllarından itibaren servet,ihtişam ve de en önemlisi bir türlü erişemediği aşkını aramaktadır kitapta.Kocası Charles ailesinin aracılık etmesiyle evlendiği ilk kadının ölümünün ardından bir hastasının kızı olan Emma’ya karşı tutkulu bir aşk besler.Emma’nın ihtiraslarını,doyumsuzluğunu ve aldatılmayı göremeyecek kadar tutkulur ona olan aşkı.Tüm saflığıyla onu sever ve sadece onun olur. Emma ise evliliklerinin başından beri Charles’ı hiçbir anlamda yeterli görmemektedir.Mesleği,yetenekleri,konuşması onun için hep vasattır.Ona huzuru verecek aşkı arar roman boyunca.Gösterişli bir hayat ister,arzularını başka kollarda arar ve gün geçtikçe Charles’dan tiksinir. Tatminsizlik Emma’nın sonunun başlangıcı olur.Kitap çok ayrıntılı betimlemeler içerir.Olay örgüsü ise genel olarak akıcıdır.Bir okuyucu olarak betimlemelerin ağırlığından ve akışı duraklatmasından söz etmesem olmaz.
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2023 168. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 17:40
MADAM BOVARY-GUSTAVE FLAUBERT,344 sayfa Madam Bovary bir aşk kitabı gibi görülse de aslında bir kadının ,adını aşk sandığı ama hırsları,arzuları,idealleri ve aşırı lüks tutkusu nedeniyle kendi sonunu hazırlayan bir dizi olayların anlatıldığı bir kitaptır. İyi kalpli ama sıradan,hırsları olmayan bir doktor olan Charles Bovary’nin aşırı lüks düşkünü,yasak ilişkileri olan,tutkulu karısı Emma’nın sergilediği davranışlar ve gayrimeşru ilişkileri anlattığı kitabı o dönemde büyük yankı uyandırmış ve yazar Flaubert uzun yıllar çeşitli eleştiri ve suçlamalara maruz kalmıştır. Roman, 1 Ekim 1856 ve 15 Aralık 1856 arasında La Revue de Paris'te ilk kez tefrikalar halinde yayınlandığında, kamu savcıları tarafından müstehcenlik nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmıştır. Roman,realizm akımının ilk ve en önemli örneklerindendir.Fransız filozof ve denemeci Jules de Gaultier tarafından kitap kahramanı Emma’nın (Madam Bovary) kendine özgü tutum ve davranışlar sergilemesi veya bu tür davranışlarda bulunan kişiler için “Bovarizm” kavramını ortaya atmıştır. Yani bireyin sahip olduğu gerçek imkanları ile ölçüsüz istekleri arasındaki fark aralığı bovarizm olarak adlandırılmıştır. Bovarizm, romancılık geleneği içinde, yaşadığı hayatı beğenmeyen ve alternatif yaşam arayışına girip en sonunda kendine zarar veren nevrotik bir durumu izah eder. Bovarizmde mutluluk arayışı içinde olmak; buna karşın mutlu olamamak gibi aykırı bir durum da mevcuttur.Madam Bovary romanı da bunun en güzel örneğidir.
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2020 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2020 21:28
Gustave Flaubert Madam Bovary'i 1857 yılında yazmış.Kitap o dönemde hükümet tarafından toplumun ahlâkî ve dini duygularına hakaret ettiği gerekçesiyle yasaklandıysada sonra beraat etmiş.Kitap evli ve mutsuz bir kadın olan Emma' nın bitmez tükenmez isteklerini ve eşine ihanetlerini konu alıyor.Betimlemelerin çok fazla olduğu bir kitap.Okurker çok zor ilerliyor.Aslında klasikleri okumayı çok seviyorum ama maalesef bu kitabı sevemedim.
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
7/10
·344 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 15:37
Selamlar! Ramazan ayının o güzel telaşı, bereketi ve kalplere huzur veren yoğun programları dolayısıyla bu aralar biraz buralardan uzak kaldım. Bu mübarek ayda vaktimi daha çok manevi derinliği olan dini okumalara ayırdığım için kitap incelemelerimiz biraz yavaşladı ama bu durgunluğu harika bir klasikle bozuyoruz: Gustave Flaubert’in ölümsüz eseri Madam Bovary. Eğer “Klasikler sıkıcıdır” gibi bir önyargınız varsa, Emma Bovary ile tanıştıktan sonra bu fikriniz tamamen değişebilir. Bu kitap sadece bir kadının hikayesi değil; hayallerine sığamayan, yaşadığı hayata isyan eden ve hep “daha fazlasını” arayan bir ruhun trajedisi. Neden Okumalısınız? Kitabı okurken altını çizdiğim yerlere bakar mısınız? Mesela bir yerde diyor ki: “Acı çekmek için geldik dünyaya.” Emma, okuduğu o romantik romanlardaki görkemli hayatları, büyük aşkları ararken kendi gerçekliğinin duvarlarına çarptıkça içindeki o boşluk daha da derinleşiyor. Aslında hepimizin bazen düştüğü o “başka bir hayat mümkün mü?” sorgulamasını öyle bir derinlikle anlatıyor ki Flaubert, Emma’ya bazen çok kızıyor, bazen de “ah be Emma” diyerek ona sarılmak istiyorsunuz. Kitabın Konusu ve Türü Psikolojik realizm akımının öncüsü sayılan bu eser, bir taşra doktorunun eşi olan Emma Bovary’nin, monoton evliliğinden ve kasaba hayatının darlığından kurtulmak için girdiği o tehlikeli yolları anlatıyor. Emma, lüks tutkusu ve bitmek bilmeyen aşk arayışıyla aslında toplumun ona biçtiği role karşı sessiz (ve bazen gürültülü) bir savaş veriyor. “Ama sevdiklerimizi çekiştirmeye başladık mı onlardan kopmaya da başladık demektir.” Kitaptaki bu cümle beni çok etkiledi. Gerçekten de bir şeylerin bitişini, o ilk eleştiri anında hissetmez miyiz? Okurken bazen bir okul avlusundaki çocukların neşesini, bazen de insanın ruhuna işleyen o
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
EMMA BOVARY
Puan vermedi·344 syf.··
2025 5. kitabı
Kitabı beğendim; durağan başlayıp özellikle sonlara doğru hareketlenip hüzünlü bir şekilde sonlandırdım. Başta hak verdiğim noktalar olsa da sonraki süreçlerde kendini bencilliğin kollarına atan emma için yine de kötü sonu için göz yaşı dökmem çok tuhaf. Gerçek sevgiyi aradı durdu ama o sevgi zaten hep yanıbaşındaydı.. belki hiç sevmeyi denemediği hep küçümsediği charles, onun aşkından kendi sonunu hazırladı..
Duygu ve Düşünce
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
7/10
·344 syf.··
2023 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 13:55
Emma sürekli arayıştaydı ve her "İşte buldum!" dediği anda kendinden adımlarca uzaklaştı. Gösteriş özentiliği, dünyevi ihtiraslar ve şekilciliğin altında yatan tatminsizlik, Emma karakteriyle akıcı bir dille işlenmiş. Benzer dönemdeki Avrupa eserlerinde de bu havayı sezebilirsiniz. Benim için kitabı farklı kılan bir kadın başrol ve yazarın (bazen şaşırtıcı şekilde) bu kadın ve çevresindekiler hakkında oldukça detaylı ruhsal tahlilleri, detayları irdeleyişiydi. Herkese keyifli okumalar...
Edebiyat
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 54. kitabı
Laz Ziya’nın dişçiyle oynaşan karısının biraz daha elit tabaka ve şivesiz hali :) . Rahat batıyorsa evlenme . XIX. yüzyılın ikinci yarısında yayımlanan realizm kokan bir ürün .
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
8/10
·344 syf.··
2025 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 20:13
Kitabı gerçekten çok boş olduğum bir vakitte okudum. Betimlemelerin fazla olması belki de bu yüzden beni sıkmadı. Akış güzeldi, anlam kargaşası hiç yaşamadım. Çeviri de çok iyiydi bu arada. Madam Bovary’in hissettikleri, okuyucuya güzel aksettirilmiş. Detaya gelirsek; SPOİLER İÇERİR! Madam Bovary.. Kalbinin en ücra köşesinde gerçek aşkı arayan, gerçek aşkı ihtiras ile karıştıran zavallı Emma.. Gerçekten sevdi mi, gerçek aşkı bir kez olsun yüreğinin derinlerinde hissetti mi; bana kalırsa hayır. Bence ne Radolphe’a ne de Leon’a karşı gerçek bir sevgi bağı hissetmedi, sadece evli olup ihanet etmenin heyecanını ‘aşk’ ile karıştırdı. Zaten diğer iki çapsız hakkında yorum yok… Kadının cenazesine yalandan bile olsa gelmediler. Charles’in bu kadar saf şekilde sevmesi beni oldukça kızdırdı, bu kadar koşulsuz güvenmenin neticesi de bu olmalıydı. Karma da bir bakıma işlemiş, kendisi de ilk eşi Mme Dubucı’ya ihanet etmişti :) Kitapta Eczacı Homais ile Peder Bournisien’in yer yer didişmeleri beni çok eğlendirdi.. Birisi bildiğini sandığı bilimle, diğeri dinle insanları güzel uyutuyor; en nihayetinde bence ikisinin de insanlar umrunda değil. Ne kadar didişseler de burdan ikili güzel bir ekip çıkabilirdi :) Beni en çok üzen minik Berthe oldu. Canım.. Anne sevgisi görmediği yetmezmiş gibi, üstüne bir de fakir oldu. Bir annenin bencil arzusu uğruna sadece kendi hayatını mahvetmediğini, ölümüyle bile kendisinden sonraki diğer kişileri kurtaramadığını görüyoruz. Ve bana kalırsa aşk; Her zaman ulaşılamadığında daha kıymetli. Emma’nın karşısına dünyanın en iyi, en tutkulu, en kendine bağlı erkeği de çıksaydı; gerçek aşkı tadamayacaktı.. Keyifli okumalar dilerim..
Madam BovaryGustave Flaubert · Olympia Yayınları · 202040,9bin okunma
Sev beni, seviyor musun beni?
10/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2024 120. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 22:29
Uzaktan görüp yanakları kızaran Emma evlenince istediği ve arzuladığı adam olmadığını anladığı kocasından soğur ve mutsuz evliliği her geçen gün çekilmez olur. Sadece arzuları ve istekleri olan Emma yaşadıkları ile kendisini hep zora sokar. Çok kitap okur Madam ve oradaki dünyaya kaptırır kendini kitaplarla yaşamaya başlar. Lüks yaşam ister, balolarda olmak, erkeklerle flört etmek, delicesine aşklar yaşamak ister. “Yüce Tanrım! Neden evlendim ki ben? “ S:64 Emma Bovary Tabiki evlilik Emma’yı durduramaz. Tüm romanların metresi, tüm dramaların kahramanı, tüm aldatmaya doyamayanların atası, arzuları bitmek bilmeyenlerin idolü, mutsuz evliliği olan kadınlara örnek olabilecek karakter işte karşınızda; EMMAAAA BO-VARYYY Baş karakterimiz Emma Bovary öyle bir karakter ki psikolojide Bovarizm terimini kazandırmış ve literatürde yerini almıştır. Ben size psikolojideki değil ama edebiyat dünyasındaki tanımını paylaşacağım; Bovarizm, esasında romancılık geleneği içinde, yaşadığı hayatı beğenmeyen ve alternatif yaşam arayışına girip en sonunda kendine zarar veren nevrotik bir durumu izah eder. Bovarizmde mutluluk arayışı içinde olmak; buna karşın mutlu olamamak gibi paradoksal bir durum da mevcuttur. İşte Emma tam böyle bir karakter. Açlığı bitmiyor, tutkuları bitmiyor, arzuları kontrol edilemez ne istediğini tam olarak oda bilmiyor. Evlilik dışı ilişkisinde bile evliliğin yavanlığını hissettiğinde vazgeçmek ve kaçmak istiyor ama alışkanlıkları belkide bir başka aşık bulamamaktan bırakamıyor. Ve devamlı “Sev beni, seviyor musun beni?” Diye adama illallah ettirir derecesinde bir kadın. “İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.” S: 124 Emma’nın kocası Charles Bovary; Olayların ve hayatın derinine inmeyen
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma

Yazar Hakkında

Gustave FlaubertYazar · 30 kitap
Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. En tanınmış eseri, 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı biçimde aktaran ve dünya klasikleri arasına giren Madame Bovary'dir. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterilmiştir. 12 Aralık 1821’de Fransa'nın Rouen kentinde doğdu. Bir hekim kızı ve dinsel bağlılıkları sahip bir aristokrat olan annesi Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu'de baş cerrahlık yapan orta sınıftan gelme babası Achille-Cléophas'nın ortanca çocuğuydu. Rouen'de mutlu bir çocukluk dönemi yaşadı. 1832-1840 yılları arasında Rouen Koleji'nde öğrenim gördü. Edebiyat alanındaki ilk denemelerini okul gazetesinde ve Le Colibri ("Sinek Kuşu") adlı küçük bir dergide yaptı. 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Henüz 15 yaşındayken Trouville sahilinde tanıştığı kendisinden on yaş büyük ve evli bir kadın olan Elisa Schlésinger'e aşık oldu. Bu aşk, yaşamında çok önemli etkiler, izler bıraktı. Elisa Schlesinger daha sonra "Duygusal Eğitim" adı ile kaleme alacağı eserde Marie Arnoux karakterinin de temel kaynağı oldu. Öğrencilik yıllarında sürekli yazdı. "Bir Çılgının Hatıraları" (1838), "Smarh" (1839) ve 1840 yılında yazmaya başladığı "Kasım" lise öğrencisi olduğu dönemin ürünleridir. 1841'de Paris'e gidip Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Hukuk öğrenimi sırasında da yoğun bir şekilde yazmakla meşgul oldu. 1844 yılında sara kaynaklı ilk krizini geçirince, dinlenmesi gerektiğinden hukuk eğitimini yarıda bırakarak eve döndü. Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı. 1845’te "Duygusal Eğitim"in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber bir İtalya seyahatine çıktı. Cenova'da gördüğü ve onu çok etkileyen bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla “"Aziz Anthony'nin Baştan Çıkışı”'nı yazmaya başladı. 1846 yılında babasını, hemen ardından kız kardeşini kaybetti. Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Yeğeni ve annesi ile Rouen yakınlarındaki Croisset'ye yerleşti, hayatının tamamını burada geçirdi. Bu arada edebiyat dünyasında kendisinden uzatmalı sevgilisi olarak bahsedilen şair Louise Colet ile tanıştı (1846) ve ilişkileri sekiz yıl sürdü. 1849’da "Aziz Antoine" adlı eserinin ilk okumasını arkadaşlarına yaptığında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Arkadaşları ona sıradan konular seçmesini ve bunu doğal bir üslupla, herkesin anlayabileceği bir dille yazmasını öğütlediler. Bu hayal kırıklığının ardından yakın dostu Maxime du Camp ile birlikte 18 ay süren bir Ortadoğu gezisine çıktı. Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı dolaştı. Gezi esnasında mal varlığının çoğunu harcayan ve frengiye yakalanan Flaubert, içe kapanıklığından, yalnız Mısır’a ve Tunus’a yaptığı yolculuklarla sıyrıldı. Ünlü romanı Salambo’yu ona esinleyen de, bu yolculuklar oldu. Madame Bovary’i de bu esnada kurgulamakta olduğu ifade edilir. Edebiyat dünyasından pek çok kişiyle mektuplaştı. Bu mektuplardan bazıları sonradan büyük ün kazandı. Sevgilisi Louise Colet’e mektupları ise edebî açıdan eserleri arasında sayılacak değerde kabul edilir. Yakın Doğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851′de Madame Bovary'yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirdi ve eser tefrika edildi. Flaubert 1856′da "Baştan Çıkış"'ı tekrar kaleme ve "Salombo" üzerinde çalışmaya başladı (1857). Bu arada ilk romanı Madame Bovary, 1857’de kitap olarak basıldı. Eser “ahlaksızlık-sapkınlık” eseri olarak suçlanarak yasaklandı ve yazara dava açıldı. Savcıya göre kitapta eş aldatma yüceltilmekte, cinsel duygular abartılıp kışkırtılmakta, geleneklere hakaret edilmekteydi. Yargıç “namus cellâdı kadın”ın kim olduğu sorulduğunda, Falubert’in verdiği "Madam Bovary, c'est moi! (Madame Bovary benim!)” yanıtı meşhurdur. Avukatı Marie-Antoine-Jules Senard’ın başarılı savunması Flaubert’in aklanmasını sağladı. Bu nedenle avukat Senard’ın adı bu nedenle kitabın yeni basımında, daha ilk sayfada, ithaftan da önce, Flaubert’in kendisine hitaben yazdığı kısa bir teşekkür notuyla birlikte yer almıştır. Flaubert bu savunmadan sonra, yazdığı kitabın kendi gözünde bile umulmadık bir değer kazandığını söylemiştir. Yazar, 1858 ilkbaharında Kuzey Afrika'da iki aylık bir araştırma gezisi yaptı. Salomo adlı romanını Nisan 1862′de tamamladı. 1864-1869 arasında Duygusal Eğitim’in son taslağını yazdı. Yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda ortaya çıkan bu eserde kendi gençlik yıllarından hareketle bir "nesil hikâyesi" anlatmıştır. Yaşamının son yılları acılar, edebi başarısızlıklar ve maddi zorluklarla geçti. Bitiremediği son projesi "Bouvard ve Pécuchet"'yi ("Bilirbilmezler" ismi ile Türkçeye çevrildi) yazmaya 1874′te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877′de yayımlanacak olan "Üç Hikâye"'yi (Saf Bir Kalp, Konuksever Aziz Julien Efsanesi ve Hérodias) kaleme aldı. Çocukluk arkadaşı Laure le Poittevin'in oğlu Maupassant'ı manevi evladı olarak benimsemişti. Onu iyi bir yazar olarak yetiştirmeye çalıştı ve Maupassant'ın başarılarıyla avundu. Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, ani bir felç sonucu, Croisset’de öldü. Romanları Salambo (Salammbô) Duygusal Eğitim Madam Bovary Gönül ki Yetişmekte Ermiş Antonius ve Şeytan Bilirbilmezler (Bouvard ile Pécuchet) Günlük Kırlarda ve Kumsallarda (1886) Anı Bir Delinin Anıları (1838)