Bir Delinin Anıları

7,8/10  (31 Oy) · 
85 okunma  · 
31 beğeni  · 
1.629 gösterim
Gustave Flaubert yazmaya başladığında henüz sekiz yaşındaydı.Madam Bovary fırtınası tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldığı roman Bir Delinin Anıları olmuştu. Otobiyografik öğeler taşıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar nitelikte. 

Flaubert’in 1838’de yazdığı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil olduğu burjuva dünyasına eleştirel bir bakış olarak da okunabilir. Geçmiş ile şimdiki zaman arasında gidiş-gelişler tekniğiyle kaleme alınmış olan roman, imkânsız bir aşkın öyküsü. 

Yalnızlığı bir yaşam biçimi olarak seçen, hatta bunu bir ibadet gibi yaşayan kahramanımız, seçtiği bu yaşam biçiminin olumlu olumsuz bütün yanlarını tüm keskinliğiyle hisseder. Gençliğin heyecanı ve sorgulayan zihniyle hem kendini hem dünyayı hem de aşkı anlamaya çalışan bu karakter, on dokuzuncu yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla uzanan bir aynadır da aslında…

Bir Delinin Anıları, Türkçeye ilk kez kazandırılan değerli bir klasik.  
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    94
  • ISBN:
    9789755704517
  • Orijinal Adı:
    Mémories D'un Fou
  • Çeviri:
    Burak Zeybek
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Flaubert'in 17 yaşında yazdığı ilk gençlik eseri. Yazar eğitim gördüğü süreçte bu kitabı kaleme almış. Doğal olarak konusu da 19. yy Fransa'sında çoğunluğu yakın çevresini kapsayan - sınıf arkadaşlarına, yaşadığı çevreye, ailesine- eleştirilerinden oluşmuş. Üslubuna baktığımda yaşının getirdiği hayata karşı isyanı; ergenliğe özgü benmerkezciliği, yer yer kişisel efsanelerini belirgin olarak görülüyor. Hayatını anlamlandırmaya çalışması ve sorguladıkça kendi deyişiyle içine çeken hiçlikte kayboluşunu isyan ederek beyan etmiş. Her ne kadar bu kitapta toyluğu belirgin olarak görülsede yaşına ve çağına göre hepimizi geride bırakacak eser çıkarmış bence. İçerikte yalnızlıktan şikayet etmediğini hatta gurur duyduğunu hissettirmek ister fakat esasen müzdariptir, sevgi yoksunluğu çekmektedir. Dolayısıyla aşklarında ergenlikte görülen dürtülerine ek olarak bu yoksunluklarında eşlik etmesi, hayatında savruluşu daha kolaylaştıracaktır.

Bu kitabın değeri yaşınıza göre değişir. 18 yaşında okuduğunuzdaki değer yargınız ile 30 yaşında okuduğunuzdakinden çok farklı olacaktır. Bu yüzden beklentinizi yüksek tutmayın derim :)

yeliz 
30 Oca 2017 · Kitabı okudu

Kitap, kendini deli olarak tanımlayan Gustave Flaubert'in anılarından oluşuyor kitabın isminden de anlaşılacağı üzere. İlk 50 sayfalık bir kısım genellikle anılarından ve düşüncelerinden, özellikle de aşık olduğu ya da kendini aşık ettiği bir kadınla ilgili hatıraları ve düşünceleri üzerinden ilerliyor. Daha sonra ise dünya işleyiş, sistemler ve insan, insanlık, yaşam amacı üzerine bir takım fikirler ve sorularla devam ediyor. Kitap bir sonuca ulaşması bakımından biraz yetersiz. Çünkü olayları toparlayan bir son durum olmuyor. Ama böyle olması da gerçekçiliğine büyük oranda katkı sağlamış. Hızlı ilerleyen, güzel akan bir kitap.

BARAN 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazar’’ Bir Delinin Anıları’’ Romanın da Okul hayatı ve Aşk ilgili düşüncelerini ve aşk hakkında yaşadığı olayların onda bıraktığı etkilerini kaleme alıp, okuyucuya aktarıyor. Ayrıca, yaşadığı dönemim burjuva dünyasını da acımasızca eleştiriyor. Bunu da şu sözlerle açıklıyor. ‘’Neredeyse yaşamadım; Ailemi hiç tanımadım, yani hiç metresim, yalakam, hizmetçim, maiyetim yok, dedikleri gibi sosyeteye girmedim çünkü bu sosyete bana her zaman sahte ve çın çın, ve çıngırakla kaplı, sıkıcı ve yapmacık gelmiştir. ‘’
Kitaptaki geçişler ve ruh hali bir delininkinden farksız. Hayal gücünün sınırsızlığı, değişik yerler görme isteği ve kadınlarla ilgili, o yaştaki düşünceleri çok dikkat çekici.Güzel bir eser tavsiye ederim.

Umutlu Ev Kadını 
30 May 2016 · Kitabı okudu · 14 günde · 10/10 puan

Flaubert' in adını genelde ünlü romanı '' Madame Bovary '' ile anıldığında duyuyoruz. En ünlü eseri bu olsa da onun bir evveli de vardı. Tam 17 sinde yazdığı ve o yaşına uygun konuları içerdiği '' Bir delinin anıları'' size yazarın sağlam adımlar ile edebiyat dünyasına girişine dair tanıklık eder. Flaubert' in konular arasındaki geçişleri sıra dışı, ruh halini yansıtan haykırışlarının zaman zaman bir delinin kini anımsatan cinsindendir. Biraz dağınık ve çizgisi olmadığı gibi gözükmesi aslında o yaştaki bir gencin yaşama ve olaylara karşı ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. ''Realizm akımının realist olmayan'' yazarı olarak tanımlanan Flaubert bu ilk eseri ile benim genç yaşlarımdaki alkollü halimde filtresiz dışa vuran monologlarımı anımsatıyor. Beynimde gelişen sorular, düşünceler ve sitemler de öyle çaresizce karmakarışık şekilde dilimden düşerdi. Nostaljik havamda bu klasiği özellikle genç okuyuculara tavsiye ederim. Eminim ki zamanı için epey modern tarzı ile bugünlerde de hayranları bol olabilir...

Daha fazlası için tıklayın: http://gamzenindunyasi74.blogspot.com/...k-ta-okuduklarm.html

Kuzey Şükrü Kaya 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

17 Yaşında yazmasına rağmen,
Bugün ki "Popüler Türk Edebiyatımız" yazarlarından daha kaliteli yazdığı kanaatindeyim. Gerçekten de bir delinin yaşayabileceği özel anılardan bahsetmiş. Yahut, o yaşadığı anılarda ki duygular; insanı zaten deli etmeye yeterli!....

instagrmkahvecisi 
08 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde

17 yaşında yazılan ilk eser olan kitap beni fazla tatmin etmese de güzeldi. otobiyografik bir roman. 17 yaşında ne görmüş geçirmiş de yazmış diye ön yargıyla açıyorsunuz kitabı. :) iyi okumalar

Bikotti 
17 May 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yıllara rağmen unutulamayan bit Maria...
gençlik dönemlerinde aklını ve kalbini yazıya döktüğü ve saflığı madam bovary ile edebiyatta ses getirmeden çok önce yazdığı eseri..

ramazan k. 
11 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert’in daha on yedi yaşında iken yazdığı ilk romanı. Flaubert bu eseriyle on yedi yaşında bir klasik haline gelecek Madame Bovary’yi yazacağını haber vermiştir. Kendinden on yaş büyük bir kadına duyduğu aşk etrafında kurduğu kurgu, romanın konusunu aşarak insanlığın varoluşunun sorgulandığı bir romana dönüşüyor. Kitapta yer alan bazı bölümler tek başına birer manifesto özelliği taşıyor. Yazımın devamı için: https://karakugublog.wordpress.com/...gi-gustave-flaubert/

esraaltunerrr 
14 Tem 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocukken aşkı düşledim; gençken şanı; erkek olduğumda mezarı- Artık aşkı kalmayanların o son aşkını...

Bu kitabın ana fikri diyebiliriz ve bu düşünce etrafında her şey şekilleniyor.

Kitaptan 80 Alıntı

BARAN 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hayatını saraylarda geçirdikten ve ayaklarını büyük şehirlerin kaldırım taşlarında eskittikten sonra, insan ölmek için ormanlara gidecek.

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 33)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 33)
Bikotti 
31 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Kendine özgür olduğunu söylüyorsun, ve her gün binlerce şey tarafından itilerek hareket ediyorsun.

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert

Ah! Evet! Hayatımda ne kadar çok saat, uzun ve tekdüze saatler, düşünmekle, şüphe etmekle geçti! Kaç kış günü, batan güneşin soluk ışıklarıyla beyazlaşan közlerimin önünde başım eğik; kaç yaz akşamı, kırda, güneş batarken, bulutların kaçışına, yayılışına, buğdayların meltemle boyun eğişine bakarak, ormanların ürpermesini duyarak ve doğanın geceleyin iç çekişini dinleyerek geçti!

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 16)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 16)
Gizem 
17 Şub 03:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kalbimin içindeki tam bir kaostu, devasa bir uğultuydu, bir delilikti.

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 57)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 57)
Gizem 
17 Şub 03:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsan için hayatta o kadar çok aşk var ki! Dört yaşında at aşkı, güneşin, çiçeklerin, parlayan silahların, sıra sıra askerlerin; on yaşında, sizle oynayan küçük kızın aşkı; on üçte, dolgun göğüslü, sizden büyük bir kadının aşkı; on dört veya on beş yaşında, evinize gelen bir genç kızın aşkı; kız kardeşten biraz fazlası, aşıktan biraz azı; sonra on altıda, yirmi beşe kadar sürece olan, başka bir kadının aşkı; sonra, belki, evlenilecek kadına aşık olunur. Beş yıl sonra, tülden elbisesini etli baldırlarının üstünde zıplatan dansöz sevilir; ve nihayet, otuz altıda, vekillik aşkı, para spekülasyonu aşkı, itibar aşkı; ellide, bakanın veya belediye başkanının verdiği akşam yemeğine duyulan aşk; altmışta, camların arkasından sizi çağıran ve çaresizce geçmişi özleyerek baktığınız, genelevdeki kızın aşkı.

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert
Noir 
31 Oca 13:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Uçurumun kenarında gözlerimi kapadım; içine düştüm. Memnun oldum: Artık düşeceğim bir yer yoktu.

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert

Sen büyüksün, insan! Şüphesiz bedenin sayesine değil, ama seni, sana göre, doğanın kralı yapan bu zihin sayesinde; büyüksün, hakimsin ve güçlüsün.

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert
esraaltunerrr 
04 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

-Hatırlıyorum da, henüz çok küçükken, ceplerimi boşaltır, fukaraya verirdim
Benim geçişimi nasıl da gülümseyerek karşılardı.ve ben de onlara iyilik
etmekten nasıl zevk alırdım! Bu, benim uzun zamandır unuttuğum bir haz, zira artık
yüreğim kuru, gözyaşlarım kurudu. İyi yürekli ve safiyane beni kirleten ve kötü hale getiren
insanlara lanet olsun!

Bir Delinin Anıları, Gustave FlaubertBir Delinin Anıları, Gustave Flaubert