1000Kitap Logosu
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları

Bir Delinin Anıları

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.8
347 Kişi
1.236
Okunma
302
Beğeni
11,1bin
Gösterim
94 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 40 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Sel Yayıncılık · Mart 2010 · Karton kapak · 9789755704517
Orijinal adı
Mémoires d'un fou
Diğer baskılar
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Bir Delinin Anıları
Gustave Flaubert yazmaya başladığında henüz sekiz yaşındaydı.Madam Bovary fırtınası tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldığı roman Bir Delinin Anıları olmuştu. Otobiyografik öğeler taşıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar nitelikte.  Flaubert’in 1838’de yazdığı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil olduğu burjuva dünyasına eleştirel bir bakış olarak da okunabilir. Geçmiş ile şimdiki zaman arasında gidiş-gelişler tekniğiyle kaleme alınmış olan roman, imkânsız bir aşkın öyküsü.  Yalnızlığı bir yaşam biçimi olarak seçen, hatta bunu bir ibadet gibi yaşayan kahramanımız, seçtiği bu yaşam biçiminin olumlu olumsuz bütün yanlarını tüm keskinliğiyle hisseder. Gençliğin heyecanı ve sorgulayan zihniyle hem kendini hem dünyayı hem de aşkı anlamaya çalışan bu karakter, on dokuzuncu yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla uzanan bir aynadır da aslında… Bir Delinin Anıları, Türkçeye ilk kez kazandırılan değerli bir klasik.
5 mağazanın 11 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,66
7.8
10 üzerinden
347 Puan · 69 İnceleme
Baharr
Bir Delinin Anıları'ı inceledi.
94 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Başlık toplumda nasıl deli yaratırız diye olmalıydı. Aslında dünyada da bu ülke de farklı olanlara ya deli ya anarşist diye bir etiket vurmamız alışkanlık olmuş gibi yada gelenek. Yazar anılardan bahsetmeden önce neden yazdığını, topluma giydirdiği cümleler, kurduğu hayaller aslında farklı bir yazarın bakış açısının toplumdaki yerine değiniliyor. Kısacası bazı cümleler kendini tekrarlasa da yazarın günümüz insanoğlu için yazdığı tüm düşüncelerin arkasında durmamak elde değil okurken insandan daha zararlı bir varlık dünyaya gelmediğini ispatı bu eser. Öyle klasik öykü falan düşünmeyin. Kendi içinde yok olan bir yazarın buhran geçirmesi mi isyan etmesi mi kendini araması mı yoksa yaşama anlam mı vermesi ne denilir bu esere bilemedim bence herşeyi içine alan karmaşa düzeni desem daha yerinde. Şimdiden keyifli okumalar 1 günü bile doldurmayan bu yazara yer açın kütüphanenizde:)
Bir Delinin Anıları
7.8/10
· 1.236 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Utku KÖKDEN
Bir Delinin Anıları'ı inceledi.
100 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Hayatın içinde toplumla uyumsuz, anlaşılmayan, yetenekleri ve seçkin yönleriyle dikkat çekmemiş, silik, duyarlı ama yalnız bir bireyi anlatıyor. Platonik aşkın izdüşümlerini, çaresizliği, mevsimlerin, insanların, kültürün başkalaşım geçirdiği o günlerde duyarlı yürekler için bunun nasıl da katlanılmaz olduğunu... Iyi okumalar...
Bir Delinin Anıları
7.8/10
· 1.236 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Buse İnan
Bir Delinin Anıları'ı inceledi.
80 syf.
·
1 günde
·
7/10 puan
Kitabın kahramanı Ivanov, bir devlet dairesinde memurluk görevi yapmaktadır. Devlet dairesi ile evi arasında geçen bir yaşantısı olan Ivanov, aynı zamanda bir günlük tutmaktadır. Bizde bu olanları bu günlük sayesinde öğreniyoruz. Hep daha iyi, zengin ve makam mevki sahibi biri olmak isteyen Ivanov, hayaller kuran bir karakter.
Bir Delinin Anıları
7.8/10
· 1.236 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
SADIK BAYDERE
Bir Delinin Anıları'ı inceledi.
94 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Uçsuz bucaksız ebediyet içinde, kibir ve tutku ile "kanallar kazıyıp saraylar yapan", kendini ve dünyayı tüketen biz "sonlu" insanlar için aşkı aptallık, çocuk yapmayı salaklık, sanatı Tanrının görüntüsü olduğunu düşündüğü ruha ulaşmanın emsalsiz yöntemi olarak gören Flaubert, bilimin gereği olan sürekli ve her şeyden kuşku duyma ve sorgulamanın yaşamına anlam katmak ve ruhunu zenginleştirmek yerine kendini büyük bir boşluk içinde yalnızlaştıran ve kendi tercihi ve tabiriyle aptallık yerine genç yaşta deliliğe (!) götüren yaşamını sorguluyor bu otobiyografik özellikler taşıyan ilk romanında. Sekiz yaşında yazmaya başlayan Flaubert'in, lise yıllarında 17 yaşında yazdığı, melankolik aşkların erken yaşta yalnızlaştırıp tükettiği bu gençlik otobiyografisi; romantik bir realist, Einstein ve Carl Sagan gibi Spinoza'nın Tanrısına inanan bir panteist (vahdet-i vücudçu) ve mükemmeliyetçi olarak bilinen Flaubert'in kendisinden sonra bir çok yazar ve sanatçıyı etkilemiş büyük bir yazar olduğunu gösterir. Okunmalı...
Bir Delinin Anıları
7.8/10
· 1.236 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6