Gönderi

Puan vermedi·292 syf.··
2026 1. kitabı
Klasik eser denince akla gelen ilk kitaplardan biri olan Don Kişot'un bu kısa güzel baskısı, öğrencilerimden birinin okuyup masanın üzerinde bırakması ile tekrar elime geçmiş oldu. Toplamda 5 saat gibi bir sürede akıp giden bir okumada kitabı çocukken okuyuşumun üzerine ikinci kez bitirmiş oldum. Yel değirmenleriyle savaşmak... Don Kişot denince akla gelen ilk şey olsa gerek, kitabı tekrar okuyunca iki karakterin iki büyük özelliği gözümüze çarpıyor, birisi hayalcilik, diğeri ise açgözlülük. İkisi de korkunç derecede, öyle ki Don Kişot hayaline uyan her yalana inanıyor, Sanço ise efendisinin iflah olmaz bir hayalci olmasını bilse bile bir adaya vali olmak hayaliyle yanından asla ayrılmıyor. Kitabın buralardaki vurgusunu, hayalci olmak, boşa kürek çekmek, bunlara yaptığı eleştirileri tekrar etmek istemiyorum, eminim yüzlerce başka incelemede bunlar yazılmıştır. Benim değinmek istediğim asıl nokta kitabın sonu. Kitabın hayalciliği eleştirdiğini düşünüyoruz ancak Don Kişot hayalciliğini yendiği an aslında hayat onun için bitiyor. Ve aslında o anda kitabın asıl mesajı bir anda değişmiş oluyor. Hayaller insana zarar veriyor da olsa, bir kişi için hayallerinden vazgeçmek hayattan vazgeçmek demektir. Ne kadar saçma olurlarsa olsunlar bizi biz yapan, bizi hayatta tutan, kalbimizi sıcak ruhumuzu açık tutan hayallerimizdir. Ve hayallerimizden vazgectigimiz gün gerçekten öldüğümüz gündür. Bugün hayalimi düşündüm, mantıklı mı doğru mu diye üstüne çok fazla düşündüğüm hayalim için, bu kitaptan kazandığım erdemle, sonuna kadar mücadele etmeye karar verdim. Dayak yemek de olsa, yenilmek de, yel değirmenlerine saldırmak da olsa hayalim için mücadele etmeye değer.
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.