Onur Emniyet

Onur Emniyet
@onuremniyet
Burayı kişisel arşiv olarak kullanıyorum. Beni yormayın.
Öğretmen
Anadolu Üniversitesi - ELT
Çorum
89 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:17
Simyacı, belki de hayatımda okuduğum en popüler kitaplardan biriydi, öyle ki öğrencilerim ve arkadaşlarımdan hiçbir başka kitapta olmadığı kadar dikkat çekti. Bu yüzden incelemede yazacağım hiçbir şeyin yeni olmayacağını tahmin edebiliyorum. Kendi görüşlerimi yazmadan önce de inceleme okumayı pek sevmem, o yüzden bu yazı size hiçbir şey katmadıysa peşinen özür dilerim. (Eser miktarda spoiler içerebilir.) Kitabımız bir çobanın hikayesini anlatıyor, gördüğü bir düşün peşine düşen bir çobanın hikayesini. Birinci sayfasından sonuncu sayfasına kadar ezoterik öğelerle dolu, ruhsal, evrensel, tanrısal bir güç ve kader anlayışına sahip bir anlatısı var. İşaretler, semboller, rüyalar, ruh, evrenin dili, sıkça geçen semboller. Felsefi olarak evrenin tanrı yaratımı bir özü olduğuna ve insanın yalnızca bu özden gelen sese kulak vererek ve diğer her şeye kulak kapatarak ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Öyle ki tarihte yaşamış gerçek simyacıların yaptığı gibi bilimsel bir metodoloji izleyen İngiliz simyacı, akıcılığını bir kenara koymadan "doğru yola" girmiş olmuyor ve çöl simyacısıyla karşılaşmak şerefine nail olamıyor. Kişisel menkıbesinin peşinden koşan çobanımız, kaderin daima bir planı olduğunu, kalbini dinlemenin onu doğru yola götüreceğini, evrendeki tüm yaratılmış şeylerin bir ruhunun olduğunu ve nihayet aşkın evrenin özüne ulaşacak bir anahtar olduğunu sırasıyla öğrenmiş oluyor ve tüm bu sürecin bilgeliğiyle artık bir çoban değil simyanın sırlarına ermiş bir kişi olmuş oluyor. Nihayetinde kitapta bir yerde de bahsedildiği gibi son mesaj en büyük hazine kişinin gözünün önünde ama ancak bakmayı bilen kişi bunun farkında olabiliyor. Kişisel olarak kitabın rahat okunuşu ve sade dili ile okunmayı kolaylaştırdığını ve hikayesiyle keyif verdiğini söyleyebilirim, okurken hiç
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Reklam

Onur Emniyet

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
429 günde okudu
·
2026 4. kitabı
Paulo Coelho
8.3/10 · 246,4bin okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2026 1. kitabı
Klasik eser denince akla gelen ilk kitaplardan biri olan Don Kişot'un bu kısa güzel baskısı, öğrencilerimden birinin okuyup masanın üzerinde bırakması ile tekrar elime geçmiş oldu. Toplamda 5 saat gibi bir sürede akıp giden bir okumada kitabı çocukken okuyuşumun üzerine ikinci kez bitirmiş oldum. Yel değirmenleriyle savaşmak... Don Kişot denince akla gelen ilk şey olsa gerek, kitabı tekrar okuyunca iki karakterin iki büyük özelliği gözümüze çarpıyor, birisi hayalcilik, diğeri ise açgözlülük. İkisi de korkunç derecede, öyle ki Don Kişot hayaline uyan her yalana inanıyor, Sanço ise efendisinin iflah olmaz bir hayalci olmasını bilse bile bir adaya vali olmak hayaliyle yanından asla ayrılmıyor. Kitabın buralardaki vurgusunu, hayalci olmak, boşa kürek çekmek, bunlara yaptığı eleştirileri tekrar etmek istemiyorum, eminim yüzlerce başka incelemede bunlar yazılmıştır. Benim değinmek istediğim asıl nokta kitabın sonu. Kitabın hayalciliği eleştirdiğini düşünüyoruz ancak Don Kişot hayalciliğini yendiği an aslında hayat onun için bitiyor. Ve aslında o anda kitabın asıl mesajı bir anda değişmiş oluyor. Hayaller insana zarar veriyor da olsa, bir kişi için hayallerinden vazgeçmek hayattan vazgeçmek demektir. Ne kadar saçma olurlarsa olsunlar bizi biz yapan, bizi hayatta tutan, kalbimizi sıcak ruhumuzu açık tutan hayallerimizdir. Ve hayallerimizden vazgectigimiz gün gerçekten öldüğümüz gündür. Bugün hayalimi düşündüm, mantıklı mı doğru mu diye üstüne çok fazla düşündüğüm hayalim için, bu kitaptan kazandığım erdemle, sonuna kadar mücadele etmeye karar verdim. Dayak yemek de olsa, yenilmek de, yel değirmenlerine saldırmak da olsa hayalim için mücadele etmeye değer.
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma