Eira'nın farklı bir dünyada kaybolması bana nasıl zihnimde kaybolduğumu hatırlartı...
Marlo'nun merhameti ve Zaina'nın yoldaşlığı gerçek dostluğu tanımamı sağladı...
Nos'un gözlerindeki ışıltı aşkı kalbimde hissettirdi...
Bu kitap okurken kalbimden bir parça alıp götürse de bana çok fazla duyguyu kazandıran bir kitap oldu. Sanki Datura'yla savaşan bendim, o karlı yolları yürüyen, kütüphanedeki kitaplarda büyü arayan bendim. Sanki Nos'un bakarken gözlerinin ışıldadığı kız, Zaina'yla dertleşen, Marlo'nun kurtardığı insan kız bendim...
Şu an bunları yazarken devamını nasıl getireceğimi bile bilemiyorum doğrusu. Kalbimde çok büyük bir iz bıraktı. Kalbimin derinlerine gömüp etrafını devasa duvarlarla kapadığım duygularımı o duvarları yıkıp geçerek çıkardı. Okurken ilk ağladığım kitap oldu. Uzun süre boş duvarlara bakıp kitabın sonunu düşündüm durdum.
Gümüş kalbi ışıl ışıl olan fellowship'e bir notum olacak burada:
Eira gibi kaybolacaksınız kimi zaman. Sakın umudunuzu kaybetmeyin. Sizi de Marlo gibi yüreği güzel biri kaybolduğunuzu sandığınız yerde aslında kaybolmadığınızı yalnızca henüz bilmediğiniz doğru bir yerde olduğunuzu gösterecek. Zaina gibi sevdiğinizi kaybedeceksiniz belki de. Yeri dolmayacak hiçbir zaman ama yine de sizi seven insanlarla karşılaşacaksınız. Nos gibi ailesiz kalacaksınız belki de. Endişelenmeyin. Dostlarınız size aileden bile yakın olacaktır. Çünkü doğal denge bu, sizden bir mutluluğu alırsa ya yerine bir mutluluk verir ya da aynı zamanda bir acınızı da alır. Su içmeyi unutmayın ve kalbinizden geçenlere çok dikkat edin