Gönderi

9/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 17:05
Vahidî hakkında elde yeterli bilgi olmasa da “Gül ü Bülbül” ü Yavuz Sultan Selim’e sunmasından anlaşılıyor ki eser 16.yy.ın ilk çeyreğinde yazılmış. Eserde şair,güzel bir gül bahçesine bahçıvandan izin alarak girer be buradaki güzellikleri seyre dalar. Bir süre sonra bülbülün güle olan aşkını söylemesi ve gülün de ona verdiği cevapları içeren bir muhavereye şahit olur. Gül,çiçeklerin şahıdır. Peygamberimizin terinden yaratıldığından seçkin bir soyu vardır. Bu sebeple bülbülü küçümser. Bülbül ise gülden gayrıyı görmez. O da Hz.Süleyman ile yaşadıklarını anlatarak aslında kendisinin de kuşların şahı olduğunu bildirir. Öyküye göre bütün kuşlar Hz.Süleyman’ın sarayına gelip O’na hizmet ederler. Bir tek bülbül,Gülden ayrı kalamayacağından saraya gitmez. Diğer kuşlar-özellikle karga- bülbülün durumundan şikayet eder. Onu Hz. Süleyman’a kötüler. Hz.Süleyman,emrindeki kuşlardan doğanı derhal bülbülü alıp getirmesi için yollar. Doğan bülbülün yanına varınca durumu idrak etse de emir gereği bülbülü Hz.Süleyman’ın makamına getirir. Bülbül,Hz.Süleyman’ı överek durumunu arz eder. Hz.Süleyman ise bülbülün haline vakıf olunca karga ve diğer kuşlara öfkelenir. Bülbülü yine gülün yanına gönderir. Bu öykü üzerine gül,bülbülün gerçek aşık olduğuna inanır ve kavuşmayı diler. Bülbül bu haberle sarhoş gibi dolanır. Nihayet gülün yanına konarken gagası gülün dikenine takılır,bülbül oracıkta can verir. Hemen ardından bir rüzgar eser ve bütün güllerin yaprakları rüzgarla yok olup gider. Geriye ne gül ne de bülbül kalır. Alegorik bir anlatı olması dışında yazıldığı dönemde ilk “Gül ile Bülbül” öykülerinden olması bakımından önemli bir eser. Elbette bu tür eserlerin-özellikle bülbülnameler- Mantıkü’t-Tayr’dan ilhamla yazılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Edebiyat
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.