·380 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2025 23:31 Biri NHL’in altın çocuğu ve Kanadalı yıldızı Shane Hollander, diğeri ise Rusya’dan gelen soğuk, kibirli, ukala ve fazlasıyla çekici bir rakip olan Ilya Rozanov… Birbirlerini çaylak dönemlerinden beri tanıyan ve buz üstünde ölümüne düşman olan ikilinin buz dışında kimsenin bilmediği ve bilmemesi gereken bir sırrı var. Yıllar boyunca, farklı şehirlerde, farklı hayatlarda, gizli ve inkâr ettikleri bir “şey” yaşamaya devam ediyorlar. Ne adını koyabiliyorlar, ne de bundan vazgeçebiliyorlar. Ama aralarındaki bağ fiziksel olarak başlasa da aslında her karşılaşmada biraz daha derinleşiyor ve tehlikeli bir hâl alıyor. Biz de bu iki ünlü hokey oyuncusunun benliklerini kabul ediş sürecini ve aralarındaki ilişkinin geldiği noktayı okuyoruz.
Öncelikle kitap bayağı bir yetişkin içerik. Yazar yememiş içmemiş smut yazmış diyebiliriz ama ilişkilerinin dinamiğinde çok da göze batmadığını söylemek istiyorum. Karakterleri çok sevdim. Ilya'nın kendine has ulaka tavırları ve Shane'in utangaçlığı çok hoşuma gitti. Tam zıt kutuplar ama çekimlerinin maşallahı var. Ilya kendisinin ve kim olduğunun farkında ama Rusya'nın LGBT+ yasaları ve toksik ailesi yüzünden çekinceleri olan biri. Shane ise kimliğini yeni keşfeden biri. İkisinin de farklı nedenlerden bocalamalarını görüyoruz. Üstelike besledikleri duygular ikisi için de çok yeni şeyler. Başları sürekli zaman atlamalarıyla ilerledi çünkü zaten sadece milli takımda ve ligde rakip olduklarında bir araya gelebiliyorlar. Sonrasında ise işler değişip gelişiyor. Duygular daha da işin içine girdiğinde biz onların bunu kabul ediş sürecini okuyoruz. Çok abartılmasına rağmen gerçekten bu kadar seveceğimi tahmin etmemiştim. Ama ikinci yarından sonra daha da bir güzelleşti diyebilirim. O fiziksellikten çıkıp duygusallığa geçiş evresi çok iyiydi. İkisinin birbirine yaptığı incelikler tatlıydı. İkinci kitabını okumak için sabırsızlanıyorum ama seriyi sırayla okuyacağım.