Gönderi

9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sally Rooney’den okuduğum üçüncü kitaptı. Yazarımızın ilk romanıymış. İlk kitabından itibaren yazım tarzını bu kadar net bir şekilde ortaya koyabilmesi ve diğer kitaplarında da devam ettiği çizgi oldukça istikrarlı. Rooney’nin kitaplarını okuduktan sonra çoğunlukla beğenilme-beğenilmeme arasında ya da beğenilse bile “çok da beğenememe” safhasında kaldığını görüyorum. Ben şimdiye kadar okuduğum üç kitabını da çok beğendim. (Güzel Dünya Neredesin, Normal İnsanlar ve Arkadaşlarla Sohbetler) Çünkü yazarın griden siyaha yakın, toksik ilişkiler çevresinde herhangi bir sonuca ulaşma çabasında olmayan, oradan oraya savrulan karakterle yazdığı; kitabın sonunda okuru tatmin etme amacı taşımayan kurgularını seviyorum. Karakterlerin iç dünyalarını “böyle yapıyorum çünkü böyle hissediyorum” açıklamasında olmaksızın, davranışları ve sözleriyle hissettirerek, en anlamsız tavırlarında bile kendimden bir parça bulmayı, ya da benden çok uzak karakterler olsa da kararlarına kızsam da hangi denklemlere dayanarak bu kararları verdiklerini anlamaya çalışmayı ya da hiç anlayamamayı seviyorum. Kitabımız 20’li yaşlarının başındaki Frances, ex manitası ve yakın arkadaşı Bobbi’nin tanıştıkları yazar Melissa ve aktör kocası Nick ve tabii ki bu karakterlerimizin arkadaş çevresi ve aileleri ekseninde dönüyor. Ancak ana odak noktamız bu dörtlünün birbirleriyle karmaşıklaşan ilişkileri. Daha doğrusu Frances ve Nick’in ilişki yaşamasıyla başlıyor bu karmaşa. Buradan sonra karakterler özelinde analiz ve düşüncelerimle incelemeye devam edeceğim. Dolayısıyla olay ve durumlara değineceğim. Öncelikle Frances tamı tamına incelenmesi gereken bir vaka. Frances kendini entelektüel ve zeki göstererek duygularını kontrol ettiğini düşünen bir karakter. Hayır sana aşık değilim dediğinde aksini hissetse bile dışarıya böyle yansıdığı için bir başarı elde ettiğini düşünüyor ve burnundan kıl aldırmıyor. Onun için nasıl hissettiğinin bir önemi yok, dışarı nasıl yansıdığı önemli. Onunla ilgili en gözüme çarpan ve derinden hissettiğim şey ise aslında ne kadar görülmek istediği. Ama bu dile getirmeden olsun istiyor. Çünkü acı çektiğini, üzgün olduğunu dile getirirse o söylediği için yanında olmuş olurlar, o zaman gerçek bir görülme, gerçek bir sevgi olmuyor sanki onun için. Aslında çaresiz olmak istiyor, insanlar ona yardım etsin ilgi göstersin istiyor ama bunu o dillendirmeden, göstermeye çalışmadan, çabasız bir şekilde yanında olsunlar istiyor. Bu onun için gerçek değer demek sanırım. Ciddi bir kontrol ihtiyacı ve bastırılmış bir çaresizlik arzusu içerisinde. Frances, Nick’in kendini sevmediğinin farkında olarak bu ilişkiye kitabın sonunda hala devam ediyor (inanılmaz). Çünkü Melissa itiraf ettiği üzere içinde olmak sahip olmak istediği hayatı yaşıyor. Nick’i kendine aşık ederse bir noktada Melissa’yı alt etmiş olacak ve aslında o sevgiye layık olduğunu kanıtlamış olacak. Bobbi ise onu çabasız seven kişi. Tıpkı Nick’in Melissa ve Frances arasında yaşadığı denklem gibi. Nick de Melissa’nın onu sabit bir şekilde zavallı görmesinden sonra çabasız sevgiyi Frances de buluyor. Yazarın kalemi hakkında okuduğum incelemelerde şöyle bir kelimeye denk geldim. İletişememe. Rooney’nin karakterleri iletişemiyor. Normal People’da da bu böyleydi. Bu kitapta da. Bunların hepsi birer tercih. Ve hayatlarını aynen bu şekilde yaşıyorlar, çözüyorlar. Bu kitaptaki kurguyu Normal People’a göre biraz daha sıra dışı buldum. Diğerinde gerçekten daha üniversitede herhangi birinin yaşıyor olabileceği şeylerden bu kitapta işler biraz daha karmaşık görüldüğü üzere. Sınıf çatışması, feminizm, kapitalizm gibi biirrrçookk konuyu yine karakterlerimiz günlük muhabbetleri arasında tartışıyorlar. Rooney’nin her ktiabında karşımıza çıkan edebiyatçı karakterlere bayılıyorum. Karakterlerin tüm bu yönlerini kitabı kapattıktan sonra da düşünmek, üzerlerine tartışmak bana keyif veriyor. Bu yüzden bu griden siyaha çalan (maalesef sadece gri olamayacak kadar suçlular :D) karakterlerini ve dümdüz yaşayışlarını okumayı seviyorum. Sırada Intermezzo var, onu okumadan diğer üç kitabı bitirmek istedim ve üçünü de pek beğendim.
Arkadaşlarla SohbetlerSally Rooney · Can Yayınları · 20241,604 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.