·230 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Ocak 2026 00:54 Herkese selamlar.
İlk olarak hepinizin yeni yılını kutlarım. Umarım huzurunuz daim olur.
Yılın ilk kitap yorumunu İrade Eğitimi ile yapıyorum. Doğrusu günümüzün yoğun koşuşturmalı dünyasında unuttuğumuz bir kavram gibi geliyor bana. Her şey o denli hızlı ve anlık gelişebiliyor ki, bazen duraksamayı ve doğru ile yanlışı ayırt etmeyi dahi unutabiliyoruz.
Bu eser daha çok entelektüel irade üzerinden bahsetmekte. Yani zihnin daha elverişli kullanılması gerektiğinden söz ediyor ve bize belli başlı metotlar sunuyor.
Misal:
A- Derin Düşünme
B- Eyleme Geçme
C- Cinsel Hazları Bastırma
D- Düzenli Beslenme ve Uyku... gibi başlıklar altında insan tabiatını daha iyi idrak etmemiz için bizlere öğretiler sunuyor.
Şahsen bu anlatıların doğru olduğuna inanıyorum; ancak iradeyi terbiye etmek hiç de kolay bir iş değil, öyle değil mi?
Günümüzün hızlı aksiyonu ve dijital dünyası yüzünden birçoğumuz belki de hayal dahi kuramıyor. En son renkli hayalimi ne zaman kurabildiğimi şahsen hatırlamıyorum; halbuki daha genç yaşlarımda kabiliyetli olduğum bir konu idi. Kafamda bir kurgu oluşturmak, farklı bir dünyanın içine giriş yapmak hoşuma giden bir faaliyetken artık ekrana baka baka uykuya dalar oldum; bu durum eski okuma-yazma şevkimi oldukça köreltti. Sizin de bu tarz şikâyetleriniz olabilir.
"Neden bunlardan bahsediyorsun?" diye soracak olursanız, kitap da özünde bu hallerimizin gerekliliğinden yakınıyor. Geçmişin büyük adamları, sessiz fakat zengin hayal ve düşünce dünyasına sahip kimselerdi, diyor. Ben de buna bir tarihçi olarak sonuna kadar katılıyorum. Gün içerisindeki konuşma ve dinleme becerilerimiz bile bu denli kısır bir hale gelmişken, ilham denilen yetimizi sineye çekmişken, hızlı dopamin tükete tükete uyuşmuş tavırlarla hareket ederken nasıl olur da ruhsal bir aydınlanma yaşayıp, üretici bir zihne sahip olabiliriz?
Biraz konudan bağımsız bir yorum olmuş gibi olsa da, bu esere bir fırsat verin ve şimdilik kendinize iyi bakın.