Merhabalar sevgili kitap sever dostlar nasılsınız? Bugün size tam anlamıyla yeşilçam filmi gibi bir hikâye ile geldim: Mehmet Ramazan Yurtsever ’in Miras romanı.
Çiftliğe yardımcı olarak giren Fadime, evin şımarık çocuğu daha tüyü bitmemiş Kutay’ın hoyratlığıyla kaderini buluyor. Saygın aile, bu rezalet duyulmasın diye çareyi bizim saftirik, saf bekçi Salih’le evlendirmekte buluyor. Fadime hamile, doğum kapıda… Salih ise şüpheyle kendi kendini yiyip bitiriyor. Yedi aylık evlilikten sonra dokuz aylık bebek doğunca sorular büyüyor. Garibim Salih, bu yükle baş edemeyip sırra kadem basıyor.
Yeni doğan bebeğin adını evin hanımı Zühre koyuyor. Yıllar geçiyor, Zühre evlilik yapıyor ama annesinin kaderi ona da çeyiz misali geçiyor. Hiç yüzü gülmüyor. Yeni doğan kızı ile anne evine dönüyor. Bir taraf büyük saltanat içinde sefa sürerken, diğer taraf acı çekerek hayata tutunuyor.
Bu mirasın yükünü taşıyan Sena, hep annesinin ve anneannesinin geçmişini merak ediyor. Okulu bitirip savcı olduğunda, bütün geçmişin sisini aralamaya karar veriyor.
Peki neler olacak? İşte cevabı, romanın sayfalarında saklı…
Miras, bir aile dramı değil; kuşaklar arası bir trajedi, suskunluk ve adalet arayışının romanı. Fadime’nin hazin öyküsü, Salih’in kayboluşu, Zühre’nin kaderi ve Sena’nın adalet mücadelesi… Hepsi bir araya gelerek okuru Yeşilçam tadında bir film şeridine sürüklüyor. Yazarın kalemini gerçekten beğendim; sade, akıcı ve hiç sıkmıyor. Olayları öyle bir anlatıyor ki, okurken hem sinirlenip hem de sayfaları merakla çeviriyorsunuz.
Film gibi bir hikâye okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
Mutlu Okumalar Dilerim...
MirasMehmet Ramazan Yurtsever · Kırmızı Ada Yayınları · 202511 okunma