İnsanın Değişmeyen Korkularına 1910’dan Bir Bakış
8/10
·152 syf.··
2026 1. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç romanı, yüz yılı aşkın bir zaman önce yazılmış olmasına rağmen, şaşırtıcı derecede tanıdık bir insan manzarası sunuyor. Romanı bitirdiğimde büyük bir şaşkınlık yaşamadım; ancak bunun nedeni anlatının sığlığı değil, bugün edebiyat ve sinemada sıkça karşılaştığımız anlatı kırılmalarının artık bize yabancı gelmemesiydi. Buna rağmen eserin 1910 yılında kaleme alındığını ve Hüseyin Rahmi’nin Türk romanının öncü isimlerinden biri olduğunu düşündüğümüzde, bu anlatı oyunlarının ve ters köşelerin adeta “ilk örnekleri”yle karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün. Roman, dönemin toplumsal gündemine oturan bir gök olayı etrafında şekilleniyor gibi görünse de, merkezinde aslında gökyüzü değil insan var. Hüseyin Rahmi, bilimsel düşünce ile hurafe arasındaki çatışmayı didaktik olmadan, mizahın sağladığı rahatlıkla ele alıyor. Astrolojiye, felaket kehanetlerine ve korku üzerinden kurulan toplumsal söylemlere açık bir mesafe koyarken, bunu soğuk bir akılcılıkla değil, sıcak ve canlı bir anlatımla yapıyor. Bu da romanı kuru bir fikir metni olmaktan çıkarıp güçlü bir edebî esere dönüştürüyor. Eserdeki karakterler tek tek ele alındığında birbirinden oldukça farklı görünse de, hepsi bir araya geldiğinde dönemin düşünce dünyasına dair bütünlüklü bir tablo sunuyor. Hüseyin Rahmi’nin en güçlü yanlarından biri, karakterlerini “iyi” ya da “kötü” olarak sabitlememesi. Aksine, her birini kendi çelişkileriyle, zaaflarıyla ve savunma mekanizmalarıyla birlikte resmediyor. Bu sayede roman, yalnızca bir dönemin eleştirisi olmaktan çıkıp insan doğasına dair evrensel bir sorgulamaya dönüşüyor. Kadın karakterler romanın en dikkat çekici yönlerinden birini oluşturuyor. Yazar, kadınları tek tip bir mağduriyet ya da ideal figür olarak sunmuyor. Aksine, dönemin toplumsal koşulları içinde farklı kadınlık hâllerini, içselleştirilmiş kabulleri, direnç biçimlerini ve sessiz stratejileri yan yana getiriyor. Özellikle bazı kadın karakterlerin sakin, mesafeli ve özne olmayı önceleyen duruşu, bugünden bakıldığında dahi şaşırtıcı derecede modern ve feminist bir bilinç taşıyor. Romanın sonundaki Hüseyin Rahmi’nin doğrudan okura seslenen son sözü ise eseri zamanının ötesine taşıyan en etkileyici unsurlardan biri. Bilim dışı korkulara ve hurafelere duyduğu sitemi geleceğin okurlarına yöneltirken, yalnızca kendi çağını değil, insanlığın değişmeyen reflekslerini hedef alıyor. Bugün geriye dönüp baktığımızda, bilim ve teknolojinin ne kadar ilerlemiş olduğundan çok, insanın bilinmeyene karşı geliştirdiği korku ve safsata üretme eğiliminin ne kadar sabit kaldığını fark ediyoruz. (Bakınız 2012 maya takvimi veya pandemi zamanının safsataları) Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, bence bu yönüyle bir “dönem romanı”ndan çok daha fazlası. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın insanı çok iyi tanıdığını ve bu nedenle hâlâ güncel kalabildiğini gösteren güçlü bir edebiyat örneği.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.