·221 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Aralık 2025 18:05 Aslında bugün geçen ay bu zamanlar paylaşmam gereken kitabın yorumuyla geldim. Başlarda kitabın konusu beni sarmamış gibi gelmişti ama sonradan sevdiğim Türk klasikleri arasına girdi.
Kitabımız Osmanlı Devleti'nin son zamanları ile cumhuriyetin ilk yılları arasındaki dönemi kapsıyor.
Kahramanımız Macit aklı fikri kızlarda ve eğlenmekte olan bir Türk genci ilk başlarda. Sonra Çanakkale Savaşı'na katılıyor. Aşkı Humret'i geride bırakıyor ama her zaman aklında. Yaralanıp cepheden döndüğünde de soluğu Humret'in yanında alıyor. Sonra tekrar cepheye gönderiliyor. Bu sefer Gazze. Esir düşüyor bu seferde. Ama Humret'in aşkıyla dayanıyor yaşadıklarına.
Geri dönmesine dönüyor ama ne Humret kalmıştır yollarını gözleyen, ne eski Macit vardır ortada. Savaşın ve esaretin yıkıcı etkilerini ruhunda taşır. Toplumu gözler.
Yazar, dönemin toplumsal yapısını anlatmış aslında bize. Savaşa giden gençlerin gözünden onları ve vatanı hiç umursamayan bir zengin kitlesi vardır ki, Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı gelir geçer ama onlar kendi çürümüşlüklerinin içinde yaşamaya devam eder.
Bu klasikte tek eksik bulduğum kısım Macit'in Milli Mücadele içinde geçen yıllarını okuyamamak oldu. Yazar dipnot olarak başka bir kitapta dese de yazdı mı bilmiyorum açıkçası. Ama savaş yıllarını anlatan pek çok kitabı var. Okumak isterim çıktıkça. Takip edeceğim yazarlardan biri oldu, okuduğum üçüncü kitabıyla.