Seraye, kalbin kapalı odalarında dolaşan bir metin.
İnsan bazen kendine saraylar kurar; dışarıdan görkemli, içeriden sessiz…
Mehmet Ali Güneş’in dili incitmeden acıtıyor, bağırmadan anlatıyor.
Bu kitapta yalnızlık bir eksiklik değil, bir hal.
Ve her sayfada insan, kendine biraz daha yaklaşıyor.
Ben Seraye’yi okurken, başkasının hikâyesinden çok kendi iç sesimi duydum. Bazı cümleler sanki yıllardır içimde duran ama adını koyamadığım duygulara dokundu. Abartısız, gösterişsiz ama derin bir kitap. Bitince hemen kapanmıyor; insanın içinde kalıyor. Sessizce.
Yazarın kalemine sağlık, çok sevdim bu kalemi
Yolu her daim açık olsun
Mehmet Ali Güneş