ADELAİDE – GENEVİEVE WHEELER | KİTAP İNCELEMESİ
Adelaide, çoğumuzun tanıdığı bir hikâyeyi anlatıyor. Çünkü hepimizin hayatında sevmeye ve sevilmeye dair bir ihtiyaç var. Bazılarımız bu konuda daha şanslıyken, bazılarımız için bu ihtiyaç toksik ilişkilerle hayatı daha karmaşık bir hâle getirebiliyor.
Kitap tam olarak böyle bir durumu ele alıyor. Okurken Adelaide’in duygu dünyasıyla fazlasıyla empati kurduğumu fark ettim; hatta yer yer onu içimde yaşadım diyebilirim. Sanırım beni en çok zorlayan da bu oldu. Mutlu olduğu anlarda mutlu oldum ama olası kırılmalar ve belirsizlikler anksiyetemi tetikledi. Wheeler’ın anlattığı şeyler o kadar gerçek ki, bu yüzden hikâye okura fazlasıyla tanıdık geliyor.
Genel olarak kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Uzun zamandır bir kitabı okurken koltuğa sığamayıp yüksek sesle yorum yaparak duyguları yaşadığım olmamıştı. Bu şekilde okumayı özlediğimi fark ettim.
Adelaide karakterine dönecek olursam; bana kalırsa o, her şeyden önce görülmek ve onaylanmak istiyor. Aile yaşantısında biraz geri planda kaldığını söylemek yanlış olmaz. Bu durum, onun onay ihtiyacını daha da derinleştiriyor. Adelaide için sevilmek, karşısındakine tüm duvarlarını yıkmak, kendini bütünüyle açmak ve sonuna kadar vermek anlamına geliyor. Bunu, henüz çok gençken yaşadığı ilk ilişkideki travmalarla da ilişkilendirmek mümkün. Bu yüzden, sevilmediğini bildiği bir ilişkide bile “yeterince verirsem kazanırım” düşüncesine tutunuyor. Açıkçası bu durum bana öfke değil, yalnızca üzüntü hissettirdi. Ona kızamadım; çünkü insan bilmediği, tatmadığı ve yanlış tanıdığı bir aşk için kendini feda etmeye yatkın olabiliyor.
Elbette Adelaide her şeyin farkında. Rory’nin ona olan tutumunu görüyor; peki buna rağmen neden sevilmediği bir ilişkide kalıyor? Bana kalırsa sevilirim umuduyla. Kabul edilirim umuduyla. Başta hissettiği o ilk kıvılcımın yeniden alevleneceğine dair bir umutla. Ancak hayat her zaman istediğimizi vermiyor ve bazı şeyleri zor yoldan öğretiyor. Adelaide de sevginin, kendinden vazgeçerek kazanılacak bir şey olmadığını acı tecrübelerle öğreniyor.
Ben kitaplara bir yolculuk gibi bakmayı seviyorum ve Adelaide benim için böyle bir yolculuktu. Kendi hayatımda da sırf çok sevdiğim için daha azına razı olduğum, kendime haksızlık ettiğimi fark ettiğim anlar oldu. Sonucunu göze alarak ya da karşı tarafı anlamaya çalışarak kalmayı seçtiğim zamanlar… Bu yüzden kitabı, kendinizi tamamen dışarıda tutarak okumanın zor olduğunu düşünüyorum. Özellikle toksik ilişkilerle ilgili bir travmanız varsa, bu kitap sizi fazlasıyla etkileyebilir.
Wheeler’ın anlatım dili sade, akıcı ve yer yer sinematik. Okuru yormadan içine çekiyor. Benim için hem duygusal olarak zorlayıcı hem de düşündürücü bir okuma deneyimi oldu. Adelaide, sevilme ihtiyacının insanı nerelere sürükleyebileceğini sessiz ama çarpıcı bir şekilde hatırlatan bir roman. #k:490607ge Genevieve Wheeler