Spoiler içerir.
Puan vermedi·183 syf.··
2025 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:35
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak kitabı Selim İleri'nin 2001 yılında yayımlanan romanıdır. Bu kitap 2002 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı almıştır. Kitabın başında Andre Malraux'un "Her roman aslında bir otobiyografidir." cümlesiyle karşılaşıyoruz. Yazar aslında bu kitapta otobiyografik unsurlar yer aldığını, kendi hayatından beslendiğini kitabın en başında bize söylemekte. Daha sonra "Dinle neyden kim hikâyet etmede/ Ayrılıklardan şikayet etmede" beyiti yer almakta. Bu beyit de bize aslında hikâyenin ana teması üzerinde bir mesaj vermekte çünkü hikayede genellikle ölüm, ayrılık, yalnızlık teması hâkim. Hikayenin başkahramanı bir yazar ve adı Selim. Zaten buradan kitabın otobiyografik bir yapıya sahip olduğunu anlıyoruz ilk başta. Aslında Selim ismini ifade etmediği zaman kurgusal bir metinle karşı karşıya kalıyoruz ancak daha sonra üst kurmaca kullanıldığı için gerçeklik duvarı ile çarpışıyoruz. Burada Selim bir yazar ve bir yazarın yazma sancısını anlattığını söyleyebiliriz eserde. Yazma sürecinde yaşanan hissiyatlar, yaşanan yazma kaygısı, yırtıp atılan notlar, sahip olunan gözlem gücü, anlatılmak istenen ama tam olarak ifade edilemeyen duygular ve durumlar kitapta karşımıza çıkıyor. Selim'in yazmak istediği ve kağıtlara belli zamanlarda not olarak düştüğü cümleler farklı puntoda ve kalınlıkta ifade edilmiş. Burası dikkat çekici özelliklerden biriydi. Aslında kitap içinde kitap yazıldığını söylemek yanlış olmaz. Yazar kitabın başından sonuna kadar bilinç akışı tekniğini çok yoğun bir şekilde kullanmış. Bir sürü kurgusal metin ve yazarın kendi kurduğu dünya iç içe geçmiş bir şekilde ifade edilmiş. Yazar kitapta aslında ifade ettiği gibi " Yazar kendinden söz açmasına karşın, "ben" dememekte "sen" ve "o"'yu elden geldiğince yeğlemektedir" Her ne kadar başkahraman Selim kişisi olsa da yazar ben öznesi yerine sen ve o kişilerini kullanmaktadır. Yoğunluk olarak ikinci tekil kişi kullanmıştır. Zaman bakımından mevsimlerin ön planda tutulduğunu görüyoruz. Mevsim odaklı bir zaman anlayışı hâkim. Mekân olarak aslında Selim'in yaşadığı Köşe Palas ve sonrasında yaşadığı apartman ön planda. Bir de Gülderen Hanım'ın evi var. Migros çok sık ifade edilmiş, belki de leitmorif diyebiliriz. Metnin kahramanlarını oluşturan kişiler Sevim Hanım ve oğlu Ayhan, Selim'in arkadaşı Mihrace, Gülderen Hanım, Nur Hanım, Sırrı Bey ve eşi Vecihe Hanım, Madam Ester, Rezzan Hanım, Terez. Bunun yanında yazar bizi bir yolculuğa çıkarıyor ve Halit Ziya Uşaklıgil'in intihar eden oğlu Halil Vedad, Çehov'un Vişne Bahçesi'ndeki uşak olan Firs roman kahramanı haline geliyor. Bütün bu bahsedilen kişiler yaşadıkları ayrılık, ölüm, yalnızlık duygularıyla aslında yazarın temaları etrafında birleşiyorlar. Sevim Hanım'ın oğlu Ayhan intihar ediyor, Halil Vedad'ın mektuplarını Selim'e ulaştırmak isteyen Gülderen Hanım çok sevdiği köpeği Bobi'yi kaybediyor ve sonrasında kendisi de vefat ediyor. Oğlu ve gelini arada bir ziyaret eden ve yalnızlık çeken Nur Hanım'ın kanserden öldüğünü görüyoruz sonra. Selim'in kendisiyle arasında bir ilişki kurduğu karşı komşu Ester'in sonradan öldüğü bilgisi bize yine veriliyor. Tüm bunların yanında ilk aşk ve ilk ayrılık yaşatan Terez yine önemli bir kahraman olarak karşımıza çıkıyor. İntihar eden Halil Vedad ve anne babasının yaşadıkları anlatılıyor. Aslında yazar farklı zamanlarda, dönemlerde yaşamış kişileri iç içe geçmiş bir şekilde bize anlatmakta. Bunların bazıları Selim'in hayatındaki kişilerken bazıları da kurgusal karakterler olmaktadır. Bilinç akışı tekniğinin kullanılması ve başkahramanın Selim olması yani yazarın başkahraman olması, tüm bunların yanında kurgusal karakterlerin de kahraman haline gelmesi üst kurmacayı belirgin hale getirmektedir. Bir tarafta bir gerçeklik varken bir taraftan da her şeyin kurgu olduğunu biliriz. Yazar aslında eseri nasıl yazdığını bize söylüyor ve her şeyin kurmaca olduğu mesajını veriyor. Bu incelemeyi yazarken Selim kişisini mi yoksa yazar kişisini mi cümle içerisinde kullanmak daha doğru olur sık sık bununla ilgili ikilem içinde kaldım. Özneyi seçmek bu tür metinlerde zorluyor. Yazar kitapta çok fazla romana, yazara, kurgusal karaktere, müzik parçasına, şiire, diziye, mekâna yer vermiştir. Bunun yanında daha önce duymadığım kelimeler de yer almaktadır. Bu sebeple sık sık araştırma yapmaya ve sözlük açmaya yöneldim. Son olarak şunu söyleyebilirim ki bu kitap okuması kolay bir kitap değil. Okurken okuyucuyu zorlayan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sakinlik ve sessizlik gerekiyor en başta onu okumak için, zaman ayırmak gerekiyor. Hatta ve hatta öncesinde okuma konusunda belli bir seviyeye gelmek gerektiğini bile düşünüyorum. En en temelde mesela bilinç akışı tekniği ve pek çok olayın bu kadar iç içe veriliyor olması okumayı kolay hale getirmiyor. Çok iyi yazılmış ve çok iyi örülmüş bir eser. Dil anlatım ve üslup bakımından, içerik bakımından çok zevk alarak okudum. Okurken bana pek çok şey öğreten, beni araştırmaya iten, beni zorlayan kitapları okumayı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Bunun yanında bilinç akışı ve üst kurmaca da seviyorum ben, gerçek bir eser okuduğumu hissediyorum. Bu yüzden çok sevdiğim bir kitap oldu.
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı OlacakSelim İleri · Everest Yayınları · 2016296 okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.