Gönderi

Ahmet Hikmet Müftüoğlu - Çağlayanlar
Puan vermedi·152 syf.··
2025 20. kitabı
Genel itibariyle bakıldığında (bazı kısımları görmezden gelirsek) beğendiğim bir kitap oldu. Çağlayanlar adlı bu eseri, Ahmet Hikmet Müftüoğlu Tasvir-i Efkâr'da yayımladığı hikâyelerden seçerek meydana getirmiştir. Yazarın bir derdi var. Derler ki "Aşk ağlatır, dert söyletir." Bu dert, bu kitabın ortaya çıkmasına vesile olmuş. Müftüoğlu derdin verdiği ızdırabı şöyle ifade etmiş: "Göğsünde tutuşan gönül, gönül değil cephane oldu." İçini kavuran bu cephane "din, vatan, bağımsızlık, hürriyet, milli şuur".Tarihten ve destanlardan konuları seçerek milli bilinci uyandırmayı amaç edinmiş. Kitabın en beğendiğim pasajının giriş bölümü olduğunu söyleyebilirim. Giriş bölümünden alıntı ile incelemeye son vermiş olayım. Türk edebiyatı ve tarihe ilgi duyanların okumasını tavsiye eder, şuurlu okumalar dilerim. "Ey yurttaşım! Senin boynuna geçirilmek istenen esaret halkası ne bir gem, ne bir tasmadır. Boyunduruk altında olduğun hâlde, sen üşürken düşman ocakları için sana odunlar, sen açken düşman sofraları için sana buğdaylar taşıtacaklar. Gençleri kanda, tazeleri gözyaşında boğmak istiyorlar. Asırlardır, dinin, milletin aşkına başına yağan, sonu gelmez bir belâdır... Yurdun nihayetsiz bir Kerbelâ'dır... Memleketin, içinde cenaze namazı kılınan, cenaze duası okunan bir mabet hâlini aldı. Ne yoncan, ne yongan kaldı. Bir Allah'ın, bir de Muhammed'in kaldı."
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Sancak Yayınları · 20202,341 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.