Martı Jonathan Livingston bana hayallerimizin peşinden gitmenin ne kadar zor olsa da bu zorluğu çoğu zaman düşüncelerimizle büyüttüğümüzü, eyleme geçtiğimizde ve çok çalıştığımızda bunun o kadar da imkânsız olmadığını anlamama yardımcı olan bir kitaptı. Jonathan’ın diğerlerinden farklı düşünmesi, bunu eyleme geçirmesi, sürüden dışlanması ve sonunda haklı çıkmasıyla herkesin ona saygı göstermesi çok güzeldi.
Ancak kitabın sonlarına doğru Jonathan’ın tanrısallaştırılması ve martıların eski hallerine dönmeye başlaması, günümüz insan toplumuna yapılmış güçlü bir gönderme gibiydi. Buna rağmen vazgeçmeyip yoluna devam eden birçok “Jonathan” olması ise hâlâ hayallerine inanan ve bunun için çabalayan insanları temsil etmesi açısından çok anlamlıydı. İyiki bu kitabı okumuşum bana kattıklarıdan dolayı mutluyum.