Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 04 Ocak 2026 16:10 zebercet gerçek hayatta tanısam kaçacağım biri ama insan okurken empati yapmadan duramıyor. kendisi 7 aylıkken doğmuş, küçük yaşta annesini, askerlikten sonra da babasını kaybetmiş bir erkek. yalnız bir erkek. biraz kırılgan yetiştirilmesiyle zamanla toplum tarafından kenara itilmiş, fark edilmeye muhtaç, iletişim kurmakta zorlanan biri.
hikayemiz otelde geçiyor. zebercet, kısa süreli kalan müşteriler, ortalıkçı zeynep, emekli subay, ankara treniyle gelecek kadın ve diğerleri. zebercet zorunluluklar dışı otelden ayrılmayan biri. otel dışı bi hayatı pek de yok. oteldekine de hayat denirse.
otelimiz eskiden akrabasal kişilerin yaşadığı, yangın vb olayları atlatmış 12 odalı bi yapı. odalarda zebercet'in kafasındaki ölülerin hayaletleri dolaşıyor. zebercet'in akrabalarının karışık hikayelerini tam çözemedim. bazenleri zebercet de çözememiş gibi geliyor. o hikayelerin zebercet'in hayatını büyük ölçüde etkilediği kesin.
zebercet'in aidiyet hissi çöküşte bence. ya da hiç olmamış. temelde aile ilişkilerinin tüm hayat üzerinde böyle bir etkisi olması kırıcı. annesini erkenden kaybetmesi sonucu kadınlarla sağlıksız bir iletişimi olduğunu düşünüyorum. genel cinsellikle. ve insanlıkla. söyleyeyeceği en ufak şey için bile uzun uzun düşünmesi kaygısını da görüyoruz. bastırılmış cinsellik ve ilgi açlığının verdiği kontrolsüzlükle sahip olduğu sağlıksız düşünceler ve davranışlar var.
ankara treniyle gelecek kadını beklemesi, ekrem'le kendi içindeki garip temasları, kadın erkek gelenlerin odalarını dinlemesi, rüyaları, zeynep'e o uyurken defalarca tecavüz etmesi, uyanıkken ona karşı koyduğu için reddedilmeye tahammül edemeyip onu öldürmesi, kediye bile sulanıp onu da öldürmesi.
tamamıyla travmatik ve takıntılı bir karakter. temizlik takıntısını çok net gözlemleyebiliyorsunuz.
geçmişi tatsız olabilir ama bu hayat biraz da onun tercihi. sağlıklı düşünen bir zihni olmadığı belli. zeynep'i öldürdükten sonra hayatının anlamı iyice kayboluyor. oteli kapatıyor, kendini toplumdan tamamen soyutluyor. en sonunda otele bir ölü daha ekliyor, kendini asıyor.
boğulma kavramını kitapta sıkça görüyoruz, bunun özel bi anlamı var mı bilmiyorum. belki de kendisinin duygusal olarak boğulmasındandır. daha fark etmediğim onlarca ayrıntı vardır muhtemelen, yapacağım okumalarla yavaşça görmeyi umuyorum.
okunması gereken bir kitap mı bilmiyorum ama ben okuduğum için mutluyum. böyle karakterleri anlamaya çalışmayı seviyorum. hak etseler de etmeseler de.