Aslında sevdiğim kitapları herkese önermek isterim. Bakın, ben bunda kendimi buldum, çok fazla yerin altını çizdim, siz de seversiniz ve size de iyi gelir diye öneririm. Ama bu kitabı benden başkası bilmesin istiyorum. Bencillik yapıp kendime saklamak istiyorum aslında... lakin şanslısınız ki cömert yanım ağır bastı ;)
Bu ilk okuyuşum değil. Geçen senenin ilk okuduğum kitabıydı. O kadar özel bir yer bırakmış ki bende bu senenin de ilk kitabı bu olsun istedim. Ama şöyle bir nokta var ki ben reread yapmayı hiç sevmem. Bildiğim şeyi tekrar okumak çok anlamsız gelir. Buna rağmen tekrar okudum. Neydi, istisnalar kaideyi bozmaz :)
Tekrar okuyabilmemin sebebi olay anlatmaması. Yani olay yok derken roman değil. Kitap Ali Lidar'ın (kendisi felsefe öğretmeni) kısa denemelerinden, sohbet ya da anı türündeki yazılarından oluşuyor. Dil ve karakter olarak sokaktan alınmış da kitaba koyulmuş gibi. O kadar gerçek, o kadar ben, o kadar bizden ki..
Tüm kitap boyunca sanki Ali abi karşıma geçti ve hayatından kesitler anlattı. Bu hissi bir de İtiraf kitabında yaşamıştım ama onda varoluşsaldı; bunda oluşsal, duygusal...
Umarım paylaştığım alıntılardan sadece birkaçını okumuşsunuzdur çünkü ilk kez kitapta okumanızı isterim. Eğer kitapların altını çizen biriyseniz muhakkak altını çizdiğiniz, yüreğinize dokunan yerler olacak. Ali abi kalbinizin kör noktalarından yakalayacak sizi. Işık vermeyecek ama bak burada benim de yaram var, diyecek..
Dil olarak sade ve oldukça akıcı. Sevmeyebileceğiniz, rahatsız olabileceğiniz tek nokta yer yer argoya kaçan bir anlatımı olması. Bunu savunmuyorum ama bu okunurluğu bence engellemiyor.
Son olarak ismi çok ilginç gelmiyor mu size de? Bence "z" raporunun olmasının nedeni a'dan z'ye her şeyi, olayı, duyguyu içine alıyor olması. Olumlu şeyler çok ağırlıkta olmasa da dediğim gibi "hayatın içinden". Sahipsiz mektuplar, anne, baba, anlaşılmama, fark edilmeme, yalnızlık, aşk, Ramazan... Hele bir Ramazan var ki sonda perişan etti beni. Zaten etkilenmeye müsait bir zamanda okudum (beni anlasın diye okudum ve anladı), iyice darmadağın etti...
Çok da objektif ve kapsamlı bir inceleme olmadığının farkındayım ama bu seferlik böyle olsun. Hiç yazmasam kendimi yazara ve kitaba ayıp etmiş gibi hissedecektim. Kendimce çok büyük bir cömertlik yapıp öneriyorum size, bence sırf bu yüzden de olsa okumalısınız :) Umarım siz de seversiniz. Şuraya da kitabın girişini bırakayım: #292650781
Kitapla kalın, hoşça kalın, yalnız kalmayın.. Ama yalnızsanız bile okurken sayın Dük sizi yalnız bırakmayacak..
Z RaporuAli Lidar · Sakin Kitap · 20224,316 okunma