Gönderi

İçe dönüş
Herkesin odasına, evine, uykusuna çekildiği bu saatlerde… Kış geceleri insanı dışarıdan içeriye değil, içeriden daha da içeriye çağırıyor sanki. Gürültü azalıyor, sesler çekiliyor, dünya yavaşlıyor. İşte tam bu vakitlerde kitaplara çekinmek; özellikle manevi değeri olan eserlerle baş başa kalmak, ruhun kendine dönmesi gibi. Ateşin usul usul yanışı, bir ekrandan bile olsa içimi ısıtırken; sayfalar arasında dolaşan kelimeler kalbimde bir kapı aralıyor. Ne acele var ne de yetişilecek bir yer. Sadece ben, okuduklarım ve Rabbimle aramdaki o sessiz bağ… Tefekkür, bu sakinliğin içinde daha derin, daha sahici oluyor. Okunan her cümle, içimde yankılanıyor; düşünceye, duaya, sükûta dönüşüyor. Bu anlar bana şunu hissettiriyor: Allah’a yakınlık bazen kalabalıklarla değil, tam aksine herkes çekildiğinde, insanın kendine ve O’na doğru çekilmesiyle perçinleniyor. Bir kitap, bir sıcak içecek, bir kış gecesi… Hepsi birer vesile. Asıl olan, kalbin o anda nerede durduğu. Belki de bu yüzden bu saatler kıymetli. Çünkü dünya susuyor, kalp konuşmaya başlıyor. Elli Dört Farz Şerhi
·
38 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.