Kitabın en etkileyici kısımlarından biri, akılcılığın zirvesindeki İbn Rüşd (Averroes) ile sezgiselliğin zirvesindeki genç İbn-i Arabi’nin karşılaşmasıdır. Addas bu anı şöyle aktarır:
"İbn Rüşd sordu: 'Evet mi?'
İbn-i Arabi cevap verdi: 'Evet.'
İbn Rüşd sevindi. Fakat İbn-i Arabi ekledi: 'Hayır.'
Filozofun yüzü asıldı, rengi soldu. İbn-i Arabi devam etti: 'Evet ve Hayır arasında ruhlar yerlerinden uçar, boyunlar gövdelerden ayrılır.'"
(Bu pasaj, aklın bittiği yerde keşfin/sezginin başladığını anlatır.)