Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, insan ruhunun ne kadar karanlık ve aynı zamanda ne kadar kırılgan olabileceğiydi. Kitap bizi bir ticaret kenti olan kurgu şehir Abeen'de bir vicdan muhasebesinin tam ortasına davet ediyor.
Kitap, meşhur "Coğrafya kaderdir" cümlesini merkezine alarak başlıyor. Abeen şehri, Doğu ile Batı arasında sıkışmış, ne tam oralı ne tam buralı olabilmiş insanların hikâyesi. Bu arada kalmışlık hissi, ana karakter Mustafa’nın kimliğinden şehrin sokaklarına kadar her yere sinmiş durumda.
Romanın temposu özellikle ortalardan itibaren öyle bir yükseliyor ki elinizden bırakamıyorsunuz. Şiddet olayları, casusluk, finaldeki o büyük trajedi bize yer yer adalet kavramını sorgulatırken aynı zamanda iyi ile kötü kavramı arasında gidip gelmemize neden oluyor. Kitap, masumiyetin nasıl kurban edildiğini ve sadakatin nasıl sınandığını çok sert bir dille anlatıyor. Herkese tavsiye ederim. Nar Ağacının AltındaMehmet Tolga Görgülü