Gönderi

10/10
·540 syf.··
2026 3. kitabı
Bitirdim ve şunu söyleyerek başlayayım: Bu kitap beni “fantastik romantik severim” diyen insan olmaya bir tık daha yaklaştırdı. – Konusu çok mu klasik? Aslında evet… ama iyi anlamda. İnsan dünyasından bir kız (Feyre) yanlışlıkla bir peri lordunu öldürüyor ve ceza olarak peri diyarına götürülüyor. İlk başta “Güzel ve Çirkin masalı mı okuyorum ben?” hissi geliyor ama birkaç bölüm sonra iş ciddileşiyor. – Feyre nasıl bir karakter? En sevdiğim tarafı bu oldu. Kırılgan ama ağlak değil. Sürekli hayatta kalma modunda, ailesi için her şeyi yapmış bir kız. Bazen “yeter artık şunu yapma” diyorsun ama sonra durup düşünüyorsun: Kızın başka şansı yok ki. – Erkek karakter? Tamlin mi? İlk başta klasik “mistery peri lordu”. Güçlü, karizmatik ama biraz duvar gibi. Feyre’le aralarındaki ilişki tatlı ama kitabın ilerleyen bölümlerinde “hmm… burada bir şeyler ters” hissi oluşuyor. – Peki kitap ne zaman asıl patlıyor? Son üçte birde. Hani “tamam bu romantik bir masal” diye düşünürken bir anda psikolojik, karanlık, neredeyse korku seviyesinde sahneler başlıyor. İşte orada yazar diyor ki: “Bu sadece peri masalı değil, bu hayatta kalma hikâyesi.” – Sıkıldığın yerler oldu mu? Orta kısımlar biraz yavaş. Feyre’nin malikânede dolaşıp resim yapması bazen uzuyor ama finalde bunun duygusal karşılığını alıyorsun. – Sonuç olarak? Eğer fantastik, romantik, biraz karanlık ve bol dram seviyorsan: kesin oku. Sadece şunu bil: Bu kitap bir giriş kapısı. Asıl fırtına sonraki kitaplarda kopuyor. – Yani? Yani “Dikenler ve Güller Sarayı” bitince hemen ikinci kitaba geçmezsen, seni şahsen kınıyorum.
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.