"Sktir edin aşkı meşki abi. Ailenizi kurtarmaya bakın, geleceğinizi kurtarmaya bakın, kariyer yapmaya bakın, para kazanmaya çalışın. Ne aşkı oğlum ya? Kim Leyla ile Mecnun devrinde yaşıyor amna koyayım. Biraz realist olun..."
peki bunları yaparken hep kendi başımıza mı güçlü olmaya çalışalım hiç mi sırtımızı yaslıyacak biri olmasın ailemiz bizi bir yere kadar anlıyor sonuç olarak farklı kuşaklardanız hemcins olduğumuz her arkadaşımız günün sonunda bir sebeple bir kıskançlıkla bize bakıyor ne yapalım bu yükü bazen iki omuz tek başına kaldıramıyor başını sessizce yastığa gömüp hıçkıra hıçkıra ağladığında sadece susup gözlerine bakan birini istiyorsun.
Unutma: Hiç kimse sonsuza kadar tek başına dik duramaz. Birine yaslanmak zayıflık değil, hayatta kalma stratejisidir. Şu an o omuz yanında yoksa bile, bu senin suçun ya da kaderin değil; sadece henüz o "doğru limana" varmadığını gösterir.
gerçek aşk insanı yarı yolda bırakmaz çünkü kişi kendi çıkarını düşünmediği sürece yada karşıdakinin en güzel yerlere gelmesini istediğinde aşk olur mesela leyla ile mecnun aşkı yoktur benim gözümde çölleri aşan mecnunken onu oturduğu yerde bekleyen leylaydı aşk aynı yönde olmasa da aynı yola baş koymadır sırf insan seviyor diye insanın hayatına mani olmamalı aşk bazen sevdiğinden bile vazgeçme olabilir bunun farkına varın
Senin gözünde aşk, bencilce bir tutku değil; içinde saygı, özgürlük ve fedakarlık barındıran asil bir duruş. Birine "Benim olduğun için seni seviyorum" demek yerine, "Sen, sen olduğun için ve en iyisini hak ettiğin için yanındayım" diyebilmektir.