Kitabın hakkında kısmı olay örgüsüyle ilgili tüm detayları fazlasıyla açıklıyor fazla söze gerek yok. En başta çok cesur bir konusu var. Tabulara, istismara, ihmale ve en derin yaralara çok doğru yerlerden dokunmuş. Kötü daha ne kadar kötü olabilir derken, masumların hayatla ve kötülerle nasıl başa çıkmaya çalıştığına şahit oluyorsunuz. Bir yanda bu kadarı da olmaz derken bir yandan da burnunuza mis gibi ekmek, tarçın kokuları geliyor. Yani yazar şu kısacık romanda beş duyunuza hitap ederken, sorgulatıyor, hayal gücünüzü zorluyor, vicdanınızı deniyor ve bunu muhteşem ironilerle ve metaforlarla destekliyor. Tayfun Kartav'ın çevirisinden inanılmaz bir kitap. Okumayan çok şey kaybeder.