Kelimenin tam anlamıyla "mükemmele 5 kala" diyebilirim, mükemmel diye bir şey yoksa şayet.
Sevgili okurlar, deizm veya ateizm üzerine piyasada doğru düzgün, kaynak diyecebileceğimiz bir kitap yoktu. Agnostisizm ile ilgili ise hemen hemen yok denecek kadar yok. Diamond bir yandan bizlere inanç sistemlerini kaynak göstererek OBJEKTİF, açık ve akıcı bir şekilde aktarırken diğer yandan bu inanç sistemlerinin evrimini, benzerliklerini, farklılıklarını da bizlere bahşetmiş. Bahşetmiş diyorum zira böylesi bir kitap, literatür anlamında da çok kıymetli ve hazırlanması da ciddi bir altyapı isteyen bir husus. Bunu bizlere sunmuş olması adına kendisine çok çok çok teşekkür ediyoruz.
İnanan ya da inanmayan, O'cu Bu' cu herkesin okuyabileceği, aşırı teknik bir anlatıma ya da derin felsefi söylemlere girmeden kaleme alınmış, her kesime hitap eden muazzam bir kaynak kitap olmuş. Yani not almaktan, altını çizmekten, yorumlar yapmaktan helak oldum desem yeridir (tatlı bir helak olma hali.)
Neyi fark ettim?
Eskiden çok inançlı bir insandım, 5 vakit namaz kılardım v.s. Dini vecibelerimi yerine getirirdim.
Sonra tabi her şey gerçeği, doğruyu, bilgiyi öğrenene kadarmış. Okumanın, öğrenmenin en kötü yanı da kandırıldığınızı kabul etmeniz sürecindeki sancılı zamanlar.
Sonra deizme, ateizme kaydım tabi ki. Dinlerin insanlar tarafından yaratıldığını fark ettim. Dinlerin korkular üzerine kurulduğunu, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan insanların istisnasız olarak kendi dinlerini yarattıklarını öğrendim.
Neden insanlar böyle davranır ki?
Neden insanlar din yaratır ki?
Neden tanrılarını inşa ederler?
İnsan neden inanır?
İnsan neye inanır?
Tabi psikoloji bilmini öğrenince, sosyolojiyi öğrenince, teolojiyi öğrenince insanın inanası da gelmiyor dinlere filan. Başkasının dini yalansa, benimki neden olmasındı değil mi? Ya da benimkisi doğruysa onlarınki neden doğru olmasındı?
Vesaire vesaire vesaire...
Geldiğim noktada şu anda öğrendiğim, bildiğim, edindiğim bütün tecrübelere göre, beynimin içindeki her bir bilgi kırıntısının toplamından çıkardığım sonuca göre aslında Agnostik olduğumu öğrendim. Diamond beni gerçekten çok etkiledi. Başlarda aslında bazı noktalardan ötürü çok önyargılı davranmışım kendisine.
Bana bir düşünceyi dikte etmemesi; "benim gibi düşüneceksin", dememesi; söylediklerini tamamen mantığa oturtması ve kurduğu bu mantığın öznel değil nesnel olması, evrensel olması; beni etkileyen özelliklerinden sadece bir kaçı.
Doğru arkadaş, tanrı var mı yok mu bilmiyoruz. Dinler gerçek mi değil mi bilmiyoruz. Cennet cehennem var mı, bilmiyoruz. Bildiğini iddia edenler 5 duyu organıyla şahit olmadıklarına "İNANIYORLAR" sadece. İnanmak eylemi ile bilme eylemi aynı şeyler değil. Bana tanrıyı tasvir et? Edemezsin. Bana melekleri göster? Gösteremezsin. Bana ruhu anlat, neye benzer, kokusu nasıldır, rengi nedir? Tasvir edemezsin. Çünkü senin zihninde böyle bir bilgi yok. Yazılmış olanlar da zaten sana onu tasvir etse bile aklında tezahür edemezsin. Önce bunu kabul etmek gerekir.
+Efendim Tanrı var. Hani? Göster?
-Eee, bu 5 duyu organıyla algılanamaz.
+Hastoryum diye bir element bulunmuş, aklında nasıl bir şey canlandı?
-Canlanmadı.
+Neden?
-Çünkü beynim daha önce böyle bir elemente dair herhangi bir bilgiyi kaydetmedi.
+Çünkü öyle bir element yok, uydurdum.
+Tanrı var, diyorlar aklında nasıl bir şey canlandı?
-Bilmiyorum. Şöyle de olabilir, böyle de olabilir, olmayadabilir. Çünkü ben evreni beynim ve duyu organlarımla algılayabiliyorsam o zaman bu araçlarla tanıyı algılamam, idrak etmem gerekiyor. Daha önce böyle bir deneyim yaşamadığım için kesin var ya da yok diyemem. Ya da tanrının neye benzediğini tezahür edemem. Herkes kendi tanrısını anlatıyor. Ben bir hindu evladı olsaydım inekler kutsalım olurdu. Ben bir Müslüman evladı olduğum için inek kesmek kutsalım.
Ya da bir inançsızın evladı olsaydım, oraya meyledebilirdim. Hımmm. Demek ki inanç meselesi biraz da kültürel bir şey. O zaman ben kendimi tüm çevresel baskı unsurlarından afaroz ediyorum. Yeniden bakacağım hepsine, kendi dinimi kendim seçeceğim ya da inanç sistemimi. Eğer adaletli isem, eğer vicdanlı isem, eğer mantıklı biriysem, sırf Müslüman bir ailede doğdum diye Müslüman olamam. Sırf Hristiyan bir ailede doğdum diye Hristiyan olamam ya da ateşe tapamam.
Okudum, anladım, öğrendim ve seçtim.
Ben Anıl Akcan, artık bir Agnostiğim.