Gönderi

Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
133 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 23:38
ÖZET - SPOİLER Orhan Kemal'in bu romanı, 1920'li ile 1940'lı yıllar arasında geçmektedir. Orhan Kemal bu kitabını uzun hikaye olarak adlandırmaktadır. Romanın başkahramanı Murtaza, Başkan topraklarından Türkiye'ye mübadele dönemi göç etmiş bir muhacirdir. 1920'li yıllarda yaşanan mübadele döneminde mübadeleye zorlanan soydaşlarımızın Türkiye'de yaşayabilmeleri amacıyla kendilerine toprak, arazi, ev gibi mallar verilmektedir. Ancak Murtaza kanını taşıdığı şehit Kolağası Hasan dayısına karşı bir hakaret olacağı düşüncesi ile bu teklifi kabul etmez, kendisi ve ailesine uzak köylerden birinde 10 dönüm tarla verilir. Murtaza, vatanına geldikten sonra bekçi olarak çalışmaya başlamıştır. Mahalledeki insanlara kök söktürür. Zira Murtaza vatandaştan daha önemli insan olduğunu düşünür ve "Yukarda Allah, Ankara'da Devlet, burada da Murtaza" düsturuyla yaşamaktadır. Kendi deyimiyle "Ben gördüm çok sıkı kurs, aldım amirlerimden terbiye, hem da takdirname! Nerede bozulur disiplin, hemen gönderir beni amirlerim düzelttirmek için disiplini!" diyerek kendisini çok öenli bir vazifenin beklediğini düşünmektedir. Öyle ki vazifesi uğruna doğru bildiği konular hakkında amirlerine karşı bile inatçı bir doğruluk gösterisi yapar. Murtaza, bekçilik işinden ayrıldıktan sonra, bir fabrikada işe girmiş, ancak hayatının düsturunu burada da uygulamaktadır. Kendisine karşı ailesi, çevresi, işyerindeki çalışanlar tarafından bu kadar cephe alınmasına karşı, onun hayatta tutunduğu tek bir dal vardır. Kendi soyundan dayısı şehit Kolağası Hasan Bey'in yolundan giden bir oğlunun olması... Gel gör ki, büyük oğlu Hasan, onun bu isteğini yerine getirmemiş, bu umudu küçük oğlu Hasan'ın gerçekleştirmesini ümit eder. Murtaza yıllarını bu umutla sürdürüp giderken, ülkenin başaında Cumhuriyet Halk Fırkası bulunmaktaydı. Murtaza, tam bir İnönü aşığı olup, her fırsatta ondan övgüyle söz etmektedir. 1940'lı yıllara gelindiğinde halk Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan şikayetçi olmakta, yeni bir kişinin başa gelmesini istemektedir. Bu dönemlerde Demokrat Parti kurulmuş ve fabrika müdür dahil, fabrikadaki herkes Demokrat Parti'ci olmuştur, Murtaza hariç. Bu dönemden itibaren herkes Murtaza'ya bilenmekte, onun fabrikadan kovulmasını istemektedirler. Murtaza, bunca yaşananların arasında hâlâ tek bir umut uğruna yaşamaya devam etmektedir. Küçük oğlu Hasan'ın dayısı gibi cesur ve yiğit bir asker olması... Ancak bir gün küçük oğlu Hasan'ın marketten ekmek çaldığını duyması ile tüm hayalleri suya düşmüş, mahkeme esnasında oğlunun hapse gönderilmesini istemiş, mahkemeden çıkarak hayal kırıklığı ile yaşamına devam etmiştir. İNCELEME Kitapta beni en çok üzen olay, Murtaza'nın kendisi ile aynı fabrikada çalışan kızları Cemile ve Firdevs'in çalışma esnasında uykuya daldığını görür görmez Firdevs'i saçlarından tuttuğu gibi yere fırlatması, buna istinaden kızının beyin kanaması geçirerek ölümüne sebep olmasıydı. Kitpata beni en çok eğlendiren bölüm; fabrika işçilerinden Nuh, Murtaza ile hiçbir zaman anlaşamamaktadır. Bir gün yine Nuh, Murtaza'yı fabrikadan göndermek amacı ile Murtaza ile kavga ederken fabrika müdürü tarafından kovulur. Nuh, parti arkadaşı olan fabrika müdürünün kendisini İsmet İnönü'cü için kovmasını hazmedemez. Fabrikadan çıkması akabinde Azgın Ağa'nın, Nuh'un kovulmasına ilişkin isyanı ve Demokrat partililerin hoşuna gidecek şekilde söylevde bulunması ile Nuh, bir anda omuzlarda taşınarak Demokrat Parti'nin binası önüne getirilmiş ve birden fabrika gece kontrolcüsü Nuh olmaktan çıkmış, haksızlık eden fabrikadan çıkıp haksızlıklara mücadeleye atılan adeta Sine-i Millete dönmüş bir kahramana dönüvermişti.Özetle, bazen ne söylediğinin değil, nasıl söylediğinin ve sesinin etkisiz bir gürlükle çıkması kişiyi sözde kahraman yapıveriyor.
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20204,577 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.