#KentKokusu Gökhan Uykaz'ın kasaba, kent ve köy temaları etrafında şekillendirdiği okura Kafkaesk bir evrenin kapılarını araladığı üçlemenin bir parçası.
Arkadaşları ile geçirdiği güzel bir eğlenceden evine bitap şekilde dönen TT, sabaha gözlerini iğrenç bir koku ile açar. Bu koku onu o kadar rahatsız eder ki, hemen yüzüne parfüm sıktığı bir maske takar ve evde kokunun kaynağını aramaya başlar.
Evin her bölümünü ayrı ayrı ve ince detayına kadar araştırır. Bu onun tüm gününe mal olur, çünkü ev rüyaları süsleyecek kadar geniş ve her detaya sahiptir. Özel koltuklara sahip sinema salonundan, rafları dolu gözüksün diye sayfaları boş ciltli kitapların süslediği kütüphaneye, her çeşit bitki ile dolu kış bahçesinden, farklı farklı müzik aletlerinin bulunduğu müzik odasına kadar her yeri karış karış ararken, kendisi de evini yeniden tanır. Tüm bunları tavsiye üzerine yapmıştır ama ne kitap okumayı, ne film seyretmeyi, ne de müziği sever. Yine de en son çıkan en yeni ürünlerle süslediği evinde yapacağı değişiklikleri listelemekten geri kalmaz.
Bütün evi gider yerlerine kadar araştırsa da kokunun kaynağını bulamaz. Ta ki ayağındaki terlikleri çıkarana kadar. Sağ ayak başparmağında çürüme başlamıştır. Bu onu dehşete düşürür. Kokuyu engellemek için parmağını sarar.
Arkadaşlarından yardım almak ister ama rehberindeki isimler ile ilgili hiç bir şey hatırlamaz. Sonunda eline geçen broşür ile tedavi merkezine gitmek ister ama karşılaştığı herkes ona yardımcısı gibi görünür.
Gereksiz tüketimi, her şeye sahip olup konuşacak birine sahip olmamayı, amacı olmadan gösteriş uğruna yapılan aşırılıkları kısaca yavaş yavaş çürüyen insanlığı anlatıyor sanki roman. Farklı bir üslup, çarpıcı bir anlatım arıyorsan bu kitap aklında olsun...
@metinlerarasikitap
Gökhan UYKAZ
@burcununseckileri ile okuyoruz
#neokumalı #reklam değil #kitaptavsiyesi #nonamelibrary
Kent KokusuGökhan Uykaz · Metinlerarası Kitap Yayınları · 202411 okunma