Bu hikâye, bir baba ile oğlunun felaket sonrası ortaya çıkan korkunç soğuk hava koşullarına karşı verdikleri hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Yaşadıkları ve içinde bulundukları durumları, çizimlerin vuruculuğu sayesinde okur olarak siz de hissediyorsunuz.
Ancak baştan uyarmak gerek: Çok büyük, karmaşık bir hikâye örgüsü beklememek lazım. Hikâye, bir yol boyunca yaşanabilecek her şeyi önümüze seriyor; iyi, kötü, korkunç ve insanlık dışı olan ne varsa… Sonuçta adı üstünde Yol.
Bu sadelik bilinçli bir tercih gibi duruyor. Benim bu incelemeyi yazarken hissettiğim “düzlük” de aslında hikâyenin kendisiyle uyumlu. Abartıya kaçmadan, olduğu gibi anlatıyor ve etkisini de tam olarak buradan alıyor. Tek sıkıntısı, yer yer kendini tekrar ediyormuş hissi vermesi.
İyi okumalar.